Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Afganistan’ın işgal öncesi ve sonrası yaşadığı süreçler, bölgede yürütülen insani yardım çalışmaları, yetim sponsorluğu, kalıcı kalkınma faaliyetleri ele alındı.
Programa İHH Trabzon Şube Başkanı Zühtü Kalma, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, Mustafa Aydın, Önder Özkan ve yaklaşık 5 yıl Afganistan’da yaşayan Hamza Köksal konuşmacı olarak katıldı.
Kalma: “Afganistan’da sorumluluğumuz katbekat arttı”
Programda konuşan İHH Trabzon Şube Başkanı Zühtü Kalma, Afganistan’a gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından bölgeye yönelik sorumluluklarının daha da arttığını söyledi.
Kalma, Afganistan’da 120 bin doları aşan bir proje yürüttüklerini belirterek, yetimlere ve ihtiyaç sahibi ailelere ulaştıklarını ifade etti.
Afganistan’da gördükleri tablonun çok ağır olduğunu dile getiren Kalma, “Afganistan’ı ziyaret ettik. Projemiz 120 bin doları aşan bir proje. Çok güzel çalışmalar yapıldı. Yetimlere, oradaki ihtiyaç sahibi kardeşlerimize ulaşıldı. Ancak oraya gidip öğrendiklerimizle sorumluluklarımız katbekat arttı” dedi.
“Yüz adet süt keçisi projesini aktif hale getireceğiz”
Yeni projelere de değinen Kalma, Afganistan için yüz adet süt keçisi projesini hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.
Kalma, her ilçeye bu kapsamda hedef verileceğini belirterek, “Yüz adet süt keçisi projesini aktif hale getireceğiz. Her ilçemize beş tane süt keçisi hedefi veriyoruz. Ayrıca yetim annelerimizin ihtiyaçlarını karşılamaları için terzi dükkânı projesi de yürütülecek” ifadelerini kullandı.
Gülay: “Ne kadar yardım etsek azdır”
Programda selamlama konuşması yapan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, Afganistan ve farklı bölgelerde ihtiyaç sahiplerine ulaşan gönüllülere teşekkür etti.
Gülay, insanların zor şartlar altında yaşadığı bölgeleri gördükçe daha fazla yardımlaşma ihtiyacının ortaya çıktığını belirterek, “Afganistan’a giden, başka ülkelere giden ve oradaki dertleri gören kardeşlerimiz var. Biz ülkemizde olup bitenlere baktığımız zaman çoğu zaman şükretmiyoruz. Buraları gördüğümüz zaman ne kadar yardım etsek, ne kadar katkıda bulunsak yine de azdır” dedi.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in selamlarını da ileten Gülay, programı düzenleyenlere teşekkür etti.
Aydın: “Afganistan’da 2 milyon yetim var”
Afganistan ziyaretinde edindiği izlenimleri aktaran Mustafa Aydın, bölgede yetimlerin, medrese öğrencilerinin ve ihtiyaç sahibi ailelerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti.
Aydın, yaklaşık 4 yıl önce Afganistan’dan dönen Muhammed Demirci’den dinlediği bir olayın ardından bölgeye gitme isteğinin oluştuğunu belirterek, Afganistan’da ziyaret ettikleri bazı medreselerde öğrencilerin düzenli yemek imkânına sahip olmadığını söyledi.
Aydın, “Bir medreseye gittik. Mutfağınız nerede diye sorduk. Bizim mutfağımız yok dediler. Öğrenciler öğle ve akşam piyasaya çıkıyor, topladıkları yemekleri getiriyorlar. Verilen kumanyaların ise 10-15 gün yeteceğini söylediler” ifadelerini kullandı.
“Sponsor olduğumuz yetimi gözlerimizle gördük”
Yetim sponsorluğu çalışmasına da değinen Aydın, Sürmene Merkez Kur’an Kursu olarak sponsor oldukları Hasibullah isimli Afgan yetimi ziyaret ettiklerini anlattı.
Aydın, “Üç yıl önce bir yetime sponsor olduk. Bize fotoğrafı geldiğinde hep acaba gerçekten bu mu diye düşünmüştüm. Rabbim nasip etti, o yetimi orada gözlerimizle gördük. Kendisine hediyeler götürdük, annesine de destek ulaştırdık” dedi.
Afganistan’daki yetim sayısına dikkat çeken Aydın, “Afganistan’da 2 milyon yetim var. İHH’nın desteklediği yetim sayısı 6 bin. Dünya üzerinde ise 150 milyon yetim var. Bu konuda yetim sponsorluğuna çok önem vermemiz gerekiyor” diye konuştu.
“Zehirli su içen çocuklar var”
Aydın, ziyaret ettikleri bir başka medresede temiz su sorununun çocukların sağlığını tehdit ettiğini belirtti.
Yaklaşık 300 öğrencinin bulunduğu medresede çocukların temiz suya erişemediğini söyleyen Aydın, “Orada temiz su yok. Çocuklar bu sudan dolayı böbrek taşı oluyor, hayatını kaybediyor. Bunlar bize emanet. En acil işin burada bir su kuyusu açılması olduğunu söyledik” ifadelerini kullandı.
Aydın, Afganistan’da mülteci krizine de dikkat çekerek, İran ve Pakistan sınırlarından çıkarılan yüz binlerce kişinin ciddi insani sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
“Kalıcı projeler devam edecek”
Aydın, İHH Trabzon’un Afganistan’da yeni bir projeye daha hazırlandığını ifade ederek, bunun yaklaşık 80 bin dolarlık bir çalışma olacağını söyledi.
Yardımların güvenli şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını belirten Aydın, “İHH, uluslararası bir kuruluş olarak yardımları en iyi şekilde yerine ulaştırıyor. Biz de sizden aldığımız yardımları son kuruşuna kadar teslim etmeden dönmedik. Yetim sponsorluğuna daha fazla önem vermemiz gerekiyor” dedi.
Özkan: “Trabzon Türkiye genelinde örneklik teşkil ediyor”
Programda konuşan Önder Özkan, Trabzon İHH’nın çalışmalarıyla Türkiye genelinde örnek gösterildiğini ifade etti.
Trabzon’un yardım çalışmalarında güçlü bir performans ortaya koyduğunu belirten Özkan, “Trabzon İHH’yı tekrar tebrik ediyoruz. Hayırseverlerimizle, gönüllülerimizle, tüm teşkilatımızla Türkiye genelinde örneklik teşkil ediyorsunuz. Bunu laf olsun diye söylemiyorum, verilere bakarak söylüyorum” dedi.
“Sürmene ilk yolu açan ilçe oldu”
Özkan, Sürmene’de başlatılan pilot uygulamaya değinerek, ilçelerin potansiyellerinin yalnızca nüfusla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Özkan, “Sürmene, Sürmene’den ibaret değildir. Of, Of’tan ibaret değildir. Çaykara, Çaykara’dan ibaret değildir. Diğer illerdeki iş insanlarımızı, yurt dışındaki gurbetçilerimizi düşünelim. Herkes telefon rehberine baksın” ifadelerini kullandı.
Yürütülen projelerle yaklaşık 10 bin insana ulaşıldığını belirten Özkan, “Sadece bu projeden 10 bine yakın insanın gönlüne dokunduk. Çoğunluğu yetim olan bu insanların duasında yer almak büyük bir şeref” dedi.
“Potansiyelimizi en üst düzeyde kullanalım”
Özkan, hayır çalışmalarında daha büyük projelere ihtiyaç olduğunu belirterek, “Hepimiz Allah rızası için, ahiretimiz için bir şeyler yapma derdindeyiz. Sadece potansiyelimizi en üst düzeyde kullanalım diyoruz” ifadelerini kullandı.
Köksal: “Afganistan’ın doğru anlatılmaya ihtiyacı var”
Programın son konuşmacısı olan Hamza Köksal, yaklaşık 5 yıl Afganistan’da yaşadığını ve ülkenin büyük bölümünü gezdiğini belirterek, Afganistan’a ilişkin gözlemlerini paylaştı.
Afganistan’ın en önemli ihtiyacının doğru anlaşılmak olduğunu söyleyen Köksal, “Afganistan’ın neye ihtiyacı var sorusuna benim beş yılda gördüğüm en önemli cevap, doğru anlaşılma ihtiyacıdır. Doğru anlatılmaya ihtiyacı var. Çok fazla bilgi kirliliği ve manipülasyon var” dedi.
Köksal, sosyal medyada Afganistan’a ilişkin çok sayıda yanlış bilgiyle karşılaştığını ifade ederek, kadınların sosyal hayatta olmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Afganistan’ın coğrafi ve tarihi önemi anlatıldı
Köksal, Afganistan’ın Pakistan, İran, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan ve Çin ile sınırı bulunduğunu, denize kıyısı olmayan dağlık bir ülke olduğunu söyledi.
Afganistan’ın tarih boyunca stratejik bir coğrafya olduğunu belirten Köksal, ülkenin Hint alt kıtası ile Orta Asya arasında bir kavşak konumunda bulunduğunu ifade etti.
Afganistan’ın çok etnikli bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Köksal, Peştunlar, Tacikler, Özbekler, Türkmenler, Kırgızlar, Araplar, Kürtler, Paşayiler ve Nuristaniler gibi birçok topluluğun ülkede yaşadığını söyledi.
“Afganistan imparatorluklar mezarı olarak anılıyor”
Köksal, Afganistan’ın tarihsel süreçte İngilizler, Sovyetler ve ABD işgaliyle karşı karşıya kaldığını belirterek, ülkenin “imparatorluklar mezarı” olarak anılmasının tarihsel nedenleri bulunduğunu ifade etti.
İngilizlerin Afganistan’ı üç kez işgal ettiğini ve üçünde de çekilmek zorunda kaldığını aktaran Köksal, Sovyet işgali döneminin de Afganistan tarihinde derin izler bıraktığını söyledi.
Köksal, Sovyetlerin çekilmesinin ardından yaşanan iç çatışmaların Afgan halkı için büyük acılara yol açtığını belirterek, “İşgalcilerin birkaç yılda yapamadığı zulümlerin bir günde yapıldığı anlatılıyor. Bu, Afganistan’ın tarihinde yaşanmış acı bir tecrübedir” dedi.
Molla Muhammed Ömer ve Taliban süreci
Hamza Köksal, konuşmasında Molla Muhammed Ömer’in Taliban hareketinin kuruluş sürecindeki rolüne de değindi.
Köksal, Afganistan’da iç çatışmaların arttığı dönemde Molla Muhammed Ömer’in medrese talebeleriyle birlikte bir hareket başlattığını aktararak, bu hareketin kısa sürede ülkenin büyük bölümünde etkili olduğunu söyledi.
Köksal, “Bu anlattıklarım hikâye değil. O dönemde bu hareketin içinde yer alan kişilerden bugün hâlâ yaşayanlar var. Afganistan’da bu bilgiler aktarılıyor” ifadelerini kullandı.
“Af meselesi beni en çok etkileyen konulardan biri oldu”
Köksal, 2021 sonrasında Afganistan’da kendisini en çok etkileyen konulardan birinin genel af uygulaması olduğunu söyledi.
Bagram ve Guantanamo gibi cezaevlerinde uzun yıllar kalan kişilerin, kendilerine zulmettiğini düşündükleri kişilerle aynı ülkede yaşamaya devam ettiğini belirten Köksal, “Af meselesini orada yaşayan insanlardan dinlediğim zaman çok etkilendim. Empati yaptığımda zorlandım. 20 yılını cezaevinde geçiren insanların affı kabullenmesi kolay değil” dedi.
Uyuşturucu ve güvenlik vurgusu
Köksal, Afganistan’da uyuşturucu kullanımına karşı ciddi bir mücadele yürütüldüğünü belirtti.
Köksal, daha önce parklarda ve sokaklarda yoğun şekilde görülen uyuşturucu kullanımının son yıllarda büyük oranda azaldığını savunarak, “İlk gittiğimiz yıllarda parklarda, bahçelerde her yerde uyuşturucu kullanan insanlar vardı. Şu anda Kabil sokaklarında bunu görmek mümkün değil. Rehabilitasyon merkezlerinde ciddi bir mücadele var” dedi.
Güvenlik konusuna da değinen Köksal, 2021 sonrasında Afganistan’da birçok bölgede güvenliğin sağlandığını ifade etti.
Eğitim ve kalıcı yardım çağrısı
Köksal, Afganistan’da eğitim meselesine de değinerek, erkekler için ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitelerin açık olduğunu; kız çocukları için ise ilkokul, ortaokul, lise ve Darülulum olarak ifade edilen okulların açık olduğunu söyledi.
Üniversitelerin kız öğrenciler için askıya alınmış durumda olduğunu belirten Köksal, bunun gerekçesine ilişkin farklı yorumlar bulunduğunu kaydetti.
Afganistan’ın yalnızca gıda yardımlarına değil, kalıcı projelere de ihtiyaç duyduğunu belirten Köksal, “Gıda çalışmaları yapılıyor ancak iki hafta sonra halk yine aynı noktaya dönüyor. İstihdam alanları oluşturulabilirse, ziraat ve üretim alanında kalıcı kazanımlar sağlanabilir” dedi.
“Afganistan diğer coğrafyalar gibi savunulmalı”
Köksal, Afganistan’ın da diğer İslam coğrafyaları gibi sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı.
Pakistan ile Afganistan arasındaki gerilime de değinen Köksal, bu sorunun yeni olmadığını, Afganistan tarafının Türkiye’nin arabuluculuğuna önem verdiğini ifade etti.
Köksal, “Afganistan’ın doğru kaynaklardan anlatılmaya ihtiyacı var. Ayrıca diğer İslam coğrafyalarının savunulduğu gibi savunulmaya da ihtiyacı var” dedi.
Yatırım sorusuna yanıt verdi
Programın sonunda Afganistan’da yatırım yapılması halinde vatandaşlık verilip verilmediğine ilişkin soruya da yanıt veren Köksal, vatandaşlık verilmediğini ancak ticaret yapanlara kalma ve barınma konusunda bazı kolaylıklar sağlandığını söyledi.
Köksal, özellikle ziraat ve üretim alanında devlet teşvikleri bulunduğunu belirterek, “Vatandaşlık benim bildiğim kadarıyla verilmiyor. Ancak ticaret yapanlara kalma ve barınma konusunda bazı olanaklar sağlanıyor. Ziraat alanında arazi tahsisi gibi teşvikler var” ifadelerini kullandı.





