İşletmeciler, vatandaşların alım gücünün düşmesiyle birlikte müşteri alışkanlıklarının da değiştiğini, insanların artık daha az çay tükettiğini ve hesap yaparak oturduğunu söyledi.

“Kiralar yüksek, eski rağbet kalmadı”

Çay ocağı işletmecisi Levent Yazar, bir bardak çayın mevcut satış fiyatının işletmeyi zarara uğratmadığını ancak yüksek kiralar ve müşteri sayısındaki azalma nedeniyle sektörün sıkıntılı bir dönemden geçtiğini ifade etti.

Yazar, “Şu anda çaydan bir işletmenin zarar ettiğini düşünmüyorum. Maliyet olarak kurtarıyor. Ancak kafe, çay ocağı ve benzeri işletmelerde kiralar oldukça yüksek. İnsanlar da maddi nedenlerle eskisi kadar bu tür yerleri tercih edemiyor. Bu nedenle az da olsa bir sıkıntı yaşanıyor” dedi.

Müşterilerin eskisi gibi uzun süre oturmadığını belirten Yazar, bazı vatandaşların bir bardak çay içerek yarım saat veya bir saat vakit geçirdiğini, yemek tüketiminin ise kişinin ekonomik durumuna göre değiştiğini söyledi.

Vatandaş uygun fiyatlı belediye tesislerini tercih ediyor

Vatandaşların dinlenebilecekleri ve daha uygun fiyatlarla hizmet alabilecekleri yerleri tercih ettiğini dile getiren Yazar, özellikle belediyelere ait sosyal tesislerin ilgi gördüğünü kaydetti.

Yazar, “İnsanlar gittikleri yerde dinlenmek istiyor. Belediyenin uygun fiyatlı yerleri var. Vatandaşlar özellikle yaz aylarında sahilde, manzaralı ve uygun fiyatlı mekânları tercih ediyor” ifadelerini kullandı.

Çay ocağı ve kafelerde en çok spor konuşulduğunu söyleyen Yazar, vatandaşların siyasi tartışmalardan uzak durmaya çalıştığını belirterek, “İnsanlar artık siyasetle fazla kafalarını yormak istemiyor. Masalarda ağırlıklı olarak spor konuşuluyor” dedi.

“En büyük sorun eleman bulamamak”

İşletmeci Ekrem İskender ise çay ocaklarının en büyük problemlerinden birinin eleman sıkıntısı olduğunu söyledi. Eskisi gibi sektörde çalışacak personel bulunamadığını belirten İskender, işletmecilerin işleri tek başlarına yürütmek zorunda kaldığını ifade etti.

Son üç ay içerisinde çaya yaklaşık yüzde 45 zam geldiğini belirten İskender, kahve ve diğer ürünlerde de ciddi fiyat artışları yaşandığını söyledi.

İskender, “Geçen yıl bu dönemde kilosunu 650 liraya aldığımız kahvenin fiyatı bugün çok daha yüksek seviyelere çıktı. Geçen yıl çayı 10 liraya satıyorduk, bu yıl 13,5 liraya çıkardık. Satış fiyatındaki artış yüzde 35 civarında ancak giderlerimiz çok daha fazla arttı. Daha önce 180 liraya aldığımız çayı şimdi 300 liraya alıyoruz” dedi.

“Hafta sonu topladığımız parayı pazartesi dağıtıyoruz”

İşletmenin hafta boyunca elde ettiği kazancın büyük bölümünün ürün tedarikçilerine gittiğini söyleyen İskender, “Hafta sonu esnaftan parayı topluyoruz. Pazartesi günü kolacıya, çaycıya ve şekerciye dağıtıyoruz. Elimizde hiçbir şey kalmıyor” diye konuştu.

Müşterilerin de ekonomik şartlardan doğrudan etkilendiğini belirten İskender, vatandaşların artık daha ince hesap yaptığını söyledi.

İskender, “Eskiden bir kişi bir veya iki saat oturur, üç, dört hatta beş çay içerdi. Yanında meşrubat da söylerdi. Şimdi ister istemez kısıtlamaya gidiyorlar. Üç çay içecek kişi bir çay içiyor” ifadelerini kullandı.

Çay ocağı masalarında siyaset ve ekonomi konuşuluyor

İskender, çay ocağı masalarında son dönemde ağırlıklı olarak siyaset ve ekonomi konuşulduğunu belirtti. Vatandaşların hükümeti ve muhalefeti eleştirdiğini ifade eden İskender, son günlerde CHP içerisindeki gelişmelerin de gündemde olduğunu söyledi.

Ekonomik sorunların çay ocaklarını doğrudan etkilediğini dile getiren İskender, fındık piyasasındaki durgunluğun da Trabzon esnafına yansıdığını kaydetti.

İskender, “Ben aynı zamanda fındık üreticisiyim. Evde yaklaşık iki ton fındığım bekliyor. Şu anda kilosuna 130 lira veriyorlar. Bu fiyata satmak mümkün değil. Birçok insan fındığını satamadı veya sattığı ürünün parasını alamadı. Fındık daha yüksek bir fiyattan satılsaydı, elde edilen para piyasaya girer ve esnafa da olumlu yansırdı” dedi.

“Trabzon’da 20 liralık çayı pahalı buldu”

Yaşadığı ilginç bir olayı anlatan İskender, bir müşterinin Trabzon’da çayın 20 lira olmasına şaşırdığını söyledi.

İskender, “Geçen hafta bir kadın müşteri geldi ve çayın fiyatını sordu. Çayın 20 lira olduğunu söyledim. Çok pahalı olduğunu, Trabzon’da çayın 10 lira olması gerektiğini söyledi. Nereli olduğunu sorduğumda Samsunlu olduğunu belirtti. Samsun’da çayın 40 lira olduğunu söyleyince, orada 40 liraya içtiği çayı Trabzon’da 20 liraya pahalı bulmasına şaşırdım” ifadelerini kullandı.

“Vergi yükü işletmeleri zorluyor”

Çay ocağı işletmecisi Murat Güner de sektörde şartların oldukça zorlaştığını belirtti. Her ay yaklaşık 50 bin lira stopaj ve KDV ödediklerini söyleyen Güner, geçmişte bu ölçüde bir vergi yüküyle karşılaşmadıklarını ifade etti.

Güner, bir bardak çayın mevcut maliyet ve satış fiyatıyla işletmeyi kurtarmadığını belirterek, müşterilerin de artık bütçelerine göre hareket ettiğini söyledi.

Güner, “Vatandaşlar hesap kitap yapıyor. Genellikle bir bardak çay içerek oturmayı tamamlıyorlar” dedi.

Masalarda daha çok Trabzonspor ve transfer gelişmelerinin konuşulduğunu belirten Güner, yabancı turistlerle ilgili yaşadığı ilginç bir durumu da anlattı. Güner, bazı Arap turistlerin bir şişe su alırken bile pazarlık yaptığını söyledi.

“Bir bardak çay en az 20 lira olmalı”

Yaklaşık 50 yıldır çay ocağı işlettiğini belirten Temel Usta ise mevcut kira ve giderler karşısında bir bardak çayın en az 20 liraya satılması gerektiğini söyledi.

Temel Usta, “Bir bardak çayın fiyatı 20 lira olmalı ki kiramızı, giderlerimizi karşılayalım ve emeğimizin karşılığını alalım. Ancak her köşe başına yeni çay ocakları açıldı. Bazı yerlerde çay 10 liraya satılıyor. O fiyata çay satan bir işletmenin nasıl kazanç elde ettiğini anlamıyorum” dedi.

Yeni nesil yazar kasaların da esnafa ek maliyet getirdiğini belirten Temel Usta, cihaz ve işletim giderlerinin aylık en az 5 bin lirayı bulduğunu ifade etti.

“Denetim yapılmıyor, her yere ruhsat veriliyor”

Temel Usta, çay ocaklarının sayısındaki kontrolsüz artıştan şikâyet ederek belediyelerin yeterli denetim yapmadığını savundu.

Temel Usta, “50 yıldır bu işi yapıyorum. Hâlâ devam ediyorum ancak her köşe başına çay ocağı açıldı. Yanımızda yeni bir işletmeye ruhsat veriliyor. Ruhsatı var mı yok mu onu da bilmiyorum. Belediyenin görevini yapması gerekiyor. Ne denetim var ne de esnaf kontrolü” ifadelerini kullandı.

“Müşteri çay parasını ödememek için uzaklaşıyor”

Vatandaşların ekonomik sıkıntılar nedeniyle çay ocağına oturmaktan kaçındığını belirten Temel Usta, bazı kişilerin tanıdıklarını gördüğünde çay ısmarlamak zorunda kalmamak için telefonla konuşuyormuş gibi yaptığını söyledi.

Temel Usta, “İnsanlar yanına bir tanıdığı oturacak diye çekiniyor. Çünkü çay parası ödemesi gerekecek. Telefonu kulağına götürüp konuşuyormuş gibi yaparak uzaklaşanlar oluyor. İnsanlar 30, 40 veya 50 lirayı bile vermekte zorlanıyor” dedi.

Çay ocağı masalarında siyaset, spor ve geçim sıkıntısının konuşulduğunu dile getiren Temel Usta, ekonomik sorunların hemen her sohbetin merkezinde yer aldığını kaydetti.

“200 lirayı bozdurmak istedi, sonra bir daha gelmedi”

Meslek hayatında yaşadığı ilginç olaylardan birini de anlatan Temel Usta, bazı müşterilerin çay parasını ödememek için farklı yöntemlere başvurduğunu söyledi.

Temel Usta, “Bir müşteri elini cebine sokup 200 lirayı bozdurup bozduramayacağımı soruyor. Aslında cebinde para olmadığını anlıyorum. ‘Sonra verirsin’ diyorum. Ancak gidiyor ve bir daha gelmiyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: ESER HACISALİHOĞLU