"Trabzon'da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi görülmüyor"

Trabzon'da kene denildiğinde vatandaşların aklına doğrudan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin geldiğini belirten Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, kent merkezinde ve sahil kesiminde bu hastalığın görülmediğini ifade etti.

Yılmaz, "Trabzon'un yerelinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gördüğümüz bir hastalık değil. Ancak Torul'dan itibaren Gümüşhane, Kelkit, Şiran, Alucra, Çamoluk, Şebinkarahisar ve Bayburt hattında hastalık görülmeye başlıyor. Aynı şekilde Tokat, Amasya, Sivas ve Erzurum'un bazı bölgelerinde de yoğun olarak karşımıza çıkıyor." dedi.

Sahildeki keneler farklı hastalık taşıyabiliyor

Trabzon'da kene bulunmasına rağmen sahilde yaşayan kenelerin farklı özellik taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, bu kenelerin daha çok Lyme hastalığına neden olabileceğini söyledi.

"Kene Trabzon'da da var ancak sahildeki kenelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi görülmüyor. Sahil kesimindeki kenelerden bulaşabilecek hastalık daha çok Lyme hastalığıdır." ifadelerini kullandı.

Ölüm oranı yüzde 10'dan yüzde 2'ye düştü

Türkiye'de KKKA'nın 2002 yılından bu yana görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, hastalığa bağlı ölüm oranlarının önemli ölçüde azaldığını belirtti.

"İlk yıllarda hastaların yaklaşık yüzde 10'unu kaybediyorduk. Günümüzde erken tanı, destek tedavileri ve tecrübe sayesinde bu oran yaklaşık yüzde 2 seviyelerine düştü." diyen Yılmaz, ağır vakaların daha çok hastalığın yaygın olmadığı bölgelerden gelen kişilerde görüldüğünü ifade etti.

Bölgede 100'ün üzerinde vaka var

Bu yıl bölgede KKKA vakalarında artış yaşandığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, referans merkezlerden biri olarak çok sayıda hastaya hizmet verdiklerini söyledi.

"Bölgemizde bu yıl 100'ün üzerinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakası bulunuyor. Hastaların büyük bölümü hafif seyrediyor. Bizim merkezimize şu ana kadar 22 hasta başvurdu. Bunun dışında Artvin'den Şebinkarahisar'a kadar birçok ilde tedavi gören hastalar bulunuyor. Gerektiğinde Ordu, Tokat ve Amasya'dan da sevk edilen hastaları kabul ediyoruz."

"Her kene tehlikeli değildir ancak ihmal edilmemeli"

Her kene temasının KKKA anlamına gelmediğini vurgulayan Yılmaz, özellikle riskli bölgelerde yaşayan ya da bu bölgelere giden vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

"Torul, Kelkit, Şiran, Bayburt, Alucra ve Şebinkarahisar gibi endemik bölgelerde vücuda kene yapıştığında mutlaka en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Kene vücutta ne kadar uzun süre kalırsa enfeksiyon gelişme riski de o kadar artar."

İlk belirtiler grip ile karıştırılabiliyor

Hastalığın ilk belirtilerinin birçok enfeksiyon hastalığıyla benzer olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, şu uyarıda bulundu:

"Hastalık birkaç gün sonra ateş, halsizlik ve kırgınlıkla başlıyor. Daha sonra morarmalar ve kanamalar görülebiliyor. Bazı hastalar başlangıçta bunu grip sanabiliyor. Ancak ilerleyen dönemde burun, mide, bağırsak, idrar yolları hatta akciğer ve beyin kanamaları gelişebiliyor. Özellikle akciğer ve beyin kanamaları hayati risk oluşturuyor."

En etkili korunma yöntemi önlem almak

Riskli bölgelere giden vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulunan Yılmaz, korunmanın tedaviden çok daha önemli olduğunu belirtti.

"Doğaya çıkarken uzun kollu kıyafetler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine alınmalı. Eve dönüldüğünde ise tüm vücut mutlaka dikkatlice kontrol edilmeli. Özellikle saçlı deri, kulak arkası ve görülmesi zor bölgelerin de bir yakını tarafından incelenmesi gerekiyor."

Prof. Dr. Yılmaz, geçmiş yıllarda hastaneye başvuran bazı hastaların üzerinde ikinci bir kene daha tespit ettiklerini belirterek, vücut kontrolünün hayati önem taşıdığını söyledi.

Trabzon'da görülen tek vaka kurbanlık hayvandan kaynaklandı

Trabzon'da şimdiye kadar yerel kaynaklı KKKA vakası görülmediğini ifade eden Yılmaz, kentte tedavi edilen tek vakanın kurbanlık hayvanla bağlantılı olduğunu açıkladı.

"Trabzon'da yerel kaynaklı bir vakamız olmadı. Tedavi ettiğimiz tek vaka, Bayburt'tan getirilen kurbanlık hayvanla ilişkiliydi. Kenenin hayvanla birlikte geldiğini değerlendiriyoruz. Hastamız tedavisinin ardından taburcu edildi."

"Kan bağışı hayati önem taşıyor"

Hastanede halen KKKA nedeniyle tedavi gören hastalar bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, vatandaşlara kan bağışı çağrısında bulundu.

"Şu anda tedavisi süren hastalarımız var. Bazılarında kanama tablosu daha ağır seyrediyor. Destek tedavisiyle takip ediyoruz. Özellikle gecikmiş vakalarda kan ihtiyacı ciddi boyutlara ulaşıyor. Kızılay'ın kan stokları da azalmış durumda. Vatandaşlarımızın düzenli olarak kan bağışında bulunmaları, bu hastalarımızın tedavisinde büyük önem taşıyor."

Muhabir: MELİSA ŞENER