Trabzon’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü, düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı.
Kutlamalar sabah saat 10.00'da 15 Temmuz Şehitleri ve Hürriyet Parkı’ndaki (Meydan) Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Program, daha sonra Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliklerle devam etti.
Etkinliğe Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, CHP Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahattin Murat Yakın, Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Turgay Aras, Deniz Komutanı Kıdemli Albay İbrahim Hakkı Er, İl Millî Eğitim Müdürü Hasan Uygun, MHP İl Başkanı Tolgay Sivrikaya, İYİ Parti İl Başkanı Muhammet Erkan ile protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
GELECEK NESİLLERE EMANET EDİLMİŞTİR
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Şehit ailelerimiz, muhterem gazilerimiz, kıymetli hemşehrilerim, sevgili öğrenciler, değerli öğretmenlerimiz, siyasi partilerimizin kıymetli il başkanları ve temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarımızın saygıdeğer temsilcileri; Öncelikle şehrimiz adına çok önemli bir günde, bu mutlu ve kutlu günü birlikte idrak etmenin gururuyla hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Bugün, bundan tam 108 yıl önce, kadim şehir Trabzon ilelebet Türk yurdu olarak ecdadımız tarafından bizlere, bizden sonra da gençlerimize ve gelecek nesillere emanet edilmiştir.
Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür; ancak bazı hakikatleri unutmamak ve sürekli hafızamızda diri tutmak zorundayız. Çünkü emperyal güçlerin yüz yıl önceki emelleri neyse, bugün de aynıdır.
BOMBARDIMANDA BİNE YAKIN VATANDAŞIMIZ ŞEHİT DÜŞTÜ
1 Kasım 1914’te, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Rusya Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. 17 Kasım 1914’te Rus donanması Trabzon’a gelerek şehrimizi bombalamaya başladı. 8–11 Şubat 1915 tarihlerinde gerçekleşen bombardımanlarda bine yakın vatandaşımız şehit oldu.
Ardından işgal süreci başladı. 16 Şubat 1916’da Erzurum, 24 Şubat 1916’da Rize, 15 Mart 1916’da Of işgal edildi. Ve nihayet 18 Nisan 1916’da Trabzon Ruslar tarafından işgal altına alındı.
Bu süreç, şehrimiz için büyük bir hüzün ve yıkım dönemi oldu. Yaklaşık 300–350 bin Trabzonlu hemşehrimiz muhacirliğe mecbur bırakıldı. Ordu’da dahi Trabzonlu muhacirlerimizin kabirleri bulunmaktadır. Amasya’ya, Suluova’ya, Gümüşhacıköy’e, Tokat’a ve daha birçok yere göç etmek zorunda kalan hemşehrilerimiz büyük acılar yaşadı. Allah hepsine rahmet eylesin.
MEDENİYETİMİZE, TARİHİMİZE AİT ARŞİVLER TAHRİP EDİLDİ
İşgal yalnızca toprak kaybı değildi. Şehrimiz yağmalandı. Medeniyetimize ve tarihimize ait arşivler tahrip edildi. 1500’e yakın el yazması eser Ruslar tarafından alınarak Rusya’ya götürüldü. Bu eserlerin iadesi için bugün de mücadelemiz sürmektedir. Çünkü o eserler bu şehrin hafızasıdır.
1917’de Rusya’da gerçekleşen Bolşevik İhtilali sonrasında 18 Aralık 1917’de Erzincan Antlaşması imzalandı. Ardından Vakfıkebir ve Akçaabat kurtarıldı. Ve 24 Şubat 1918’de, yani bugünden 108 yıl önce, Trabzon düşman işgalinden kurtarıldı.
Yaklaşık iki yıl süren işgal boyunca şehrimiz büyük yoksulluk, zulüm ve eziyet gördü. Dedelerimizin anlattığı o yokluk günleri, belki de tarihin en ağır imtihanlarından biriydi.
Bu mücadelede ön saflarda yer alan isimlerden biri de Trabzonlu Albay Hamdi Bey, yani Hamdi Pişelimoğlu’dur. 37. Tümen ve Giresun’dan gelen 123. Alay’ın desteğiyle Vakfıkebir, Akçaabat ve nihayet Trabzon düşman işgalinden kurtarılmıştır.
O gün bu mücadeleyi veren ecdadımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Onlar yalnızca bir toprak parçasını kurtarmadılar; bu milletin onurunu, bağımsızlık iradesini, haysiyetini ve azmini ayağa kaldırdılar.
Sevgili gençler;
Üzerimizde yalnızca “tarihi şehir”, “medeniyetler şehri” gibi güzel sözler yok. Üzerimizde ağır bir miras ve büyük bir sorumluluk var. Bu sorumluluğu en iyi şekilde taşıyacağınıza yürekten inanıyorum.
TÜRK YURDU OLARAK GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YAŞATMAK BİZLERİN GÖREVİ
Bugün bölgemizin etrafı ateş çemberi altındayken, ülkemizin tam bağımsız, güçlü ve kararlı bir şekilde yoluna devam etmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Dün ecdadımızın bize bıraktığı bu aziz vatanı korumak, kollamak ve ilelebet Türk yurdu olarak güçlü bir şekilde yaşatmak bizim görevimizdir.
Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, tüm ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.