Yeni Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş'a, "Fetullahcı" ve "diyalogcu" yakıştırmaları ile saldırılar var.

Asıl konu ise farklı.

Prof. Ali Erbaş'ın, "İlahi Dinlerde Melekler Alemi" isimli kitabı var.

Prof. Erbaş, kitabında "İlahi Dinler" diyor.

Erbaş, Kuran'da bu "İlahi Dinler"i nasıl bulmuş?

"İlahi Dinler"in Kuran'da belirtildiğini, Allah'ın birden fazla din gönderdiğini ifade etmek, Kuran'a iftiradır.

Sadece bu ifadeyi kullanan bile Kuran'dan bihaberdir.

Kuran'da böyle birşey yok ve Diyanet İşleri Başkanı olacak kişi bundan bihaber.

Bu Ali Erbaş, nasıl Diyanet İşleri Başkanlığı yapacak, milleti doğru yola yönlendirecek?

2004 yılında orijinali Fince olan (Todellinen İslam), Almanca ve İsveçce dahil 4 dilde yayımlanan; 2007 yılında ise Türkçe olarak da genişletip yazdığım "TEVRAT, ZEBUR, INCIL, KURAN VE ISLÂM" isimli kitabımda bu konuyu da işlemiş, zamanın "Diyaloğcuları"na da yanlış yolda olduklarını belirtmiş, Fetullah Gülen'in dinden bihaber olduğunu yazılı olarak da belgeleriyle ortaya koymuştum.

2007 yılında Fetullah Gülen'e de kitabımda yazılı ve basılı olarak "Cahil" derken, amacım sadece gerçekleri ortaya koymaktı ki beni tanıyanlar bilirler; bunu her ortamda söyledim. Başkaları ise daha yeni yeni anlıyorlar.

İşte 558 sayfalık "TEVRAT, ZEBUR, INCIL, KURAN VE ISLÂM" isimli kitabımın 3. Bölümü'nden alıntı:
....
Kuran’a göre İslâm, Hz. İbrahim’in de dini idi ve Hz.İbrahim Müslüman idi.

”De ki: ’Allah doğruyu söylemiştir. Öyle ise, Hakka yönelmiş olarak İbrahim’in dinine uyunuz. O, müşriklerden değildi.’” (Kuran, 3/95)

“Çünkü Rabbi ona: ’Müslüman ol’, demiş, o da: ’Âlemlerin Rabbine boyun eğdim’, demişti.” (Kuran, 2/131)

”O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim’in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kuran’da) size ’Müslümanlar’ adını verdi.” (Kuran, 22/78)

”Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim.” (Kuran, 5/3)

İslâm!

İbrahim’in dini!

Hz. İbrahim Müslüman idi, Hz. İsmail Müslüman idi, Hz. İshak Müslüman idi, Hz. Yakup Müslüman idi, Hz. Musa Müslüman idi, Hz. Davud Müslüman idi, Hz. Süleyman Müslüman idi, Hz. Meryem Müslüman idi, Hz. İsa Müslüman idi ve Hz. Muhammed Müslüman idi.

”Allah katında hak din, İslâm’dır.” (Kuran, 3/19)

Hiçbir peygamber ’din kurucusu ve sahibi’ olarak adlandırılamaz. Dinin Sahibi Tek’tir ve Allah’tır! Bir matematik dersini başka öğretmenler anlatıyor diye dersin adı öğretmene göre değişmez! Dersin adı matematik, öğretmenler farklı! Dinin ismi İslâm, öğretmenler ise peygamberlerdir.

Okuduğum birçok kitap da, âlim diye bizlere lanse edilenlerin de "İsevî (İsacı)" ve "Musevî (Musacı)" gibi adlandırmalar yaptıklarını gördüm. Böyle bir işi yapanlar şirke girdiklerinin farkında değillerdir. Sanki Hz. İsa ve Hz. Musa birer din kurucusuymuşlar, İslâm’dan başka dini anlatmışlar gibi onları takip edenlerin İsevî ve Musevî diye adlandırılmaları, çok yanlıştır. Kuran tercümelerinde de hep böyle yazılmış. Ben meallerden aldığım âyetlerde de ‘Hristiyanlar’ yazıldığı yerde ‘Nasara Taifesi’ diye hep not düşerim ki, belki bu yanlış kullanım ortadan kalkar, meal hazırlayanlar da Kuran’a sadık kalırlar.

Bizler Muhammedî (Muhammedci) değiliz, Müslümanız!

Batılılar, ‘Muhammedian’ diyerek, din ismi olarak kullanmaya çalışmaktalar İslâm’ın yerine. Bizimkiler de onlardan esinleniyorlar.

Ne Kuran’da ne Tevrat’ta ne de Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri’nde yeni bir dinden bahsedilmez. Bu kitaplarda, Din hep aynıdır, Hz. İbrahim’in dinidir.

Hz. İsa, Yahudiler’e peygamber olarak gönderilmiştir:

”İsa, ’Ben İsraîl evinin kaybolmuş koyunlarından başkasına gönderilmedim’ diye cevap verdi.” (Yeni Ahit, Matta İncili, 15/24)

Hz. İsa ile aynı anda Hz.Yahya’da peygamberlik görevini yapmaktaydılar. Hz.Yahya’ya ‘Yahyevî’ diye bir din kurucusu veya tebliğcisi olarak bakıyor muyuz? Hayır! Her ikisi de Allah’ın dini İslâm’ı anlatıyorlardı.

(İsa dedi) ”Sanmayın ki, ben Şeriat’ı yahut peygamberleri yıkmaya geldim; ben yıkmaya değil, fakat tamam etmeye geldim. Çünkü doğrusu size derim: Gök ve yer geçip gitmeden, her şey vaki oluncaya kadar, Şeriat’ten en küçük bir harf veya bir nokta bile yok olmayacaktır. Bundan dolayı bu en küçük emirlerden birini kim bozar ve insanlara öylece öğretirse, göklerin melekûtunda kendisine en küçük denilecektir ve onları kim yapar ve öğretirse, göklerin melekûtunda kendisine büyük denilecektir.” (Yeni Ahit, Matta İncili, 5/17-20)

Romalılar, Hz. İsa’yı Pavlos gibilerin fikir ve mektuplarının yardımlarıyla kullanıp İsevî veya Hristiyanlık diye bir din oluşturmaya çalıştılar. Ama Hz. İsa’nın bu yapılanla ilgisi yoktur.

Hz. İsa, yukarıda İncil’den alıntıda gördüğünüz gibi, Şeriat’ı devam ettirmek için geldiğini söylüyor.

Hz. İsa, İslâm peygamberi idi. O, anne tarafından ırk olarak Yahudi idi.

Yahudilik din ismi değildir, soy ismidir ve Hz.Yakup’un 12 oğlundan birisi olan Yahuda’dan gelmektedir (Bugün İsraîlli de diyorsunuz. İsraîl, Hz.Yakup’un diğer ismidir ve Yahudiler, kurdukları devlete ataları Hz. Yakup’un ismini vermişlerdir).

İlaveten, ’Dinler Arası Diyalog’ gibi toplantılar yapanların, ’dinler arası’ derken, sanki İslâm’dan başka dinleri Hz. Musa ve Hz. İsa getirmişler gibi, illegal olan şeyi legalleştirmeye çalışmaları, Kuran’ı iyi anlayamamalarından kaynaklanmaktadır.

Doğru ifade ’Ümmetler Arası’dır, Hz. Musa ve Hz. İsa’yı peygamber olarak kabul edenlerle münasebetlerde. Onlar ne derlerse desinler, Kuran’a inanan doğru tabiri kullanmalıdır.

İslâm’ı başkalarına yağ çekerek, orasını burasını kıvırtarak anlatmaya çalışmanıza da gerek yoktur. İsteyen, aklı olan gerçeği görür, gelir.

Bazıları ise; ”Hz. Musa, Musevî (Yahudilik) dinini kurmuştur” ve ”Hz. İsa, İsevî (Hristiyanlık) dinini kurmuştur” deyip, bu İslâm’ın iki büyük peygamberine önce birer din kurdurtup, ondan sonrada ”İslâm, Hz .Muhammed ile gelmiştir, diğer dinlerin hükmü ortadan kalkmıştır” gibi şeyler söyleyerek saçmalamaktadırlar.

Her kitap verilen peygamber bir din kuruyorsa Hz. Davud’a da ’Zebur’ verilmiştir. Niçin Hz. Davud, ’Davudî’ diye bir dinin kurucusu değildir?

İşte apaçık bir âyet:

”’Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin’ diye Nûh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı.” (Kuran, 42/13)

”Allah nezdinde hak din, İslâm’dır.” (Kuran, 
3/19)

Her peygamberin ümmeti vardır.

Hz. İsa’nın doğduğu yer Nasıra’ya nispeten, onun ümmetini Türkçe olarak, Osmanlı’nın adlandırdığı gibi 'Nasara Taifesi' olarak adlandırmak en doğrusudur.

Din konusunda çok yanlış düşünenler var.

İşte Hz. İsa’nın böylelerine karşı olan sözleri ki, Allah’ın dinini çarpıtmaya çalışanlara karşı çok sert konuşuyor:

”Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Göklerin Egemenliğinin kapısını insanların yüzüne kapıyorsunuz; ne kendiniz içeri giriyorsunuz, ne de girmek isteyenleri bırakıyorsunuz! Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri ve kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat daha cehennemlik yaparsınız… Vay halinize ey din bilginleri ve Ferisiler, ikiyüzlüler! Siz dıştan güzel görünen, ama içi ölü kemikleri ve her türlü pislikle dolu badanalı mezarlara benzersiniz. Dıştan insanlara doğru kişilermiş gibi görünürsünüz, ama içte ikiyüzlülük ve kötülükle dolusunuz. ” (Yeni Ahit, Matta İncili, 23/13-15, 27-28)
---

Not. Kuran'da var olduğunu sanıp, "İlahi Dinler" gibi ifadeler kullanan Prof Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanı olarak, milletin önünde olamaz. Hükümet, bu konuda yanlış yapmıştır. Yanlıştan acilen dönülmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.