TRABZON HAZIR MI?

Geçtiğimiz salı gecesi saat 23.15’te yaşadığımız 3,8 büyüklüğündeki depremle birlikte, yıllardır unuttuğumuz bir duyguyla yeniden tanıştık.

Yaşanan panikle birlikte kimimiz çocuklarını uyandırdı, kimimiz balkona koştu, kimi de sokağa...

Ortahisar açıkları merkezli sarsıntı yalnızca Trabzon’la sınırlı kalmadı.

Rize, Giresun, Gümüşhane gibi çevre iller depremi hissetti.

Birkaç saniye süren bu sarsıntının önümüze koyduğu soru belli;

“Bu şehir depreme ne kadar dayanıklı?”

İşte tam bu noktada bilim insanlarına kulak vermek gerekiyor.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Karadeniz için yıllardır süren “Burada deprem olmaz” Algısını net bir şekilde reddediyor.

Dolgu alanları, kumsal zeminler ve heyelan sahalarının ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Bektaş, sarsıntı büyümese bile zemin etkisiyle hasarın katlanabileceğini vurguluyor.

AFAD’ın deprem tehlike haritası değişmiş durumda.

2019 yılında yürürlüğe giren yönetmelikle birlikte Trabzon’un deprem riski artmış görünüyor.

Mevcut veriler, Karadeniz sahil kesiminin 6,6 büyüklüğündeki bir depreme hazırlıklı olması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Bu nedenle Trabzon şehir planlamasında atılacak her adım deprem gerçeği gözetilerek atılmalı.

Özellikle sahil kesimlerinde, dolgu alanları üzerinde yapılması planlanan yeni yapılarda bu gerçek kesinlikle göz ardı edilmemelidir.

Kentin geleceği inşa edilirken bilimsel verilerle çelişen hiçbir tercih masum değildir.

Zira bu mesele bir tercih meselesi değil, açık bir zorunluluktur.

Bilim konuşuyorsa dinlemek, uzman uyarıyorsa kulak vermek gerekir.

Velhasıl.

İş işten geçtikten sonra “Filanca kişi demişti” Cümlelerini manşetlere taşımanın kimseye bir faydası olmaz.

‘POŞET’ DEYİP GEÇİLMİYOR!

2019’da çevre hassasiyeti gerekçe gösterilerek hayata geçirilen ücretli poşet uygulaması 25 kuruştu.

Temizliğe ve çevreye dair duyarlılık öne çıkarıldığı için, uygulamanın ilk günlerinde kimse itiraz etmedi.

Zamanla da bu yeni düzene itiyat edildi.

Bugün poşet 1 TL.

25 kuruşla başlayan serencam, önce 50 kuruşa çıkarıldı.

2026 başında yapılan yüzde 100’lük zamla da bugünkü merhaleye ulaştı.

Poşetin gramajı aynı, rengi aynı…

Değişen yalnızca fiyatı…

O bilindik, malum zincir marketler…

Logolu poşetlerini veriyor, bedelini de kasada tahsil ediyor.

Hal böyle olunca, markete küçük bir alışveriş için giren de poşet talep ettiğinde aynı ücreti ödüyor.

Yani uygulama açık, net ve izahtan vareste.

Bizim dikkat çekmek istediğimiz hususa gelince…

Memlekette poşete dahi yüzde 100’lük zam yapılabiliyorken, emekliye, memura ve asgari ücretliye aynı oranın reva görülmemesi.

Neticede Türkiye’de hayat pahalılaşıyor.

Fiyatlar süratle artıyor.

Lakin buna mukabil emeklinin, memurun, asgari ücretlinin geliri aynı hızda yükselmiyor.

Özetle.

Poşet bile enflasyondan nasibini alırken, vatandaşın geliri hep geriden geliyor.

Bundan mütevellit meramımız, poşet fiyatının yükselmesini vurgulamaktan ziyade dengenin gözetilmediğinedir.

Zam kaçınılmazsa herkes için aynı terazide yapılmalı.

Zira madem yükümüz artıyor, o halde omuzlar da kuvvetlendirilmeli…

★ ★ ★

Yazmak iyi gelir.

Bana;

[email protected]adresinden ulaşabilirsiniz.