Bir tarafta bölgenin cazibesini artırma hedefi, diğer tarafta ise doğanın “ben buradayım” diyen sert çizgisi…
Yol açıldıkça dere yatağına düşen taşlar, işin en ciddi tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Aslında bu noktada hem mecliste hem de vatandaş bazında eleştiriler sıkça dile getiriliyor.
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın sahaya inip yaptığı inceleme ise klasik bir “rapor dinledim” ziyaretinden biraz daha farklı.
Çünkü Kaya, meseleyi sadece teknik bir iş olarak değil, neredeyse vicdani bir hassasiyet olarak ele alıyor.
“Doğaya zarar vermeden yapmak isteriz ama her imalatın bir karşılığı oluyor” diyerek gerçeği kabul ediyor, ancak işin en dikkat çeken kısmı burada başlıyor: Çünkü başkan konuyla ilgili gelen eleştirilere, "Dereye düşen taşlar, özelikle girişte çok güzel bir yer vardı. Bizzat kendi ellerimle toplayacağım. Arkadaşlara da söyledim. Oraları temizleyeceğiz. O güzelliği bozmadan, olabildiğince yol almaya çalışacağız” şeklinde yanıt vererek kendi hassasiyetini de ortaya koydu.
Şimdilik görünen o ki, Çağlayan’da hem kepçeler çalışıyor hem de siyasetin en eski dengesi yeniden kuruluyor: yapmak ile korumak arasındaki o ince çizgi…