Fenerbahçe-Trabzonspor maçında rezalet ötesi biri hakem yönetimi vardı sahada. İnsanın aklı gidiyor inanın. Bakın şimdi neler oldu tek tek anlatayım da ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılsın.

1-Dk 10’da Visca inanılmaz bir orta kesiyor. Onuachu kafayı vuruyor, topu ağlara gönderiyor. 0-1 buraya kadar her şey normal.

Şimdi sıkı durum...

2-Dk 29’da İsmail Yüksek, Berat Özdemir’in bile isteye ayağına basıyor, devam diyor Zorbay Küçük. Sarı kartlıktı vermedi, inanılır gibi değildi.

3-Dk 34 Gene İsmail Yüksek. Bu kez Pepe’nin ayak bileğine basıyor. Zorbay Küçük görmezlikten geldi. Kesin sarıydı. Yani demem şudur ki, İsmail çift sarıdan kırmızı kartla oyundan atılması gerekiyordu.

4-Dk 38 İrfan Can Değirmenci saha kenarında tedavi görüyor, Zorbay Küçük’e öyle bağırıyor ki inanılır gibi değildi. Zorbay’ın gözü bir ara oraya doğru gidiyor ama hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Bana göre İrfan’da oyundan atılmalıydı.

Gelelim asıl konuya...

5-Dk 41’da Visca korner atışı kullanıyor. Onuachu kafayı vuruyor gol oluyor, iptal ediliyor. Neymiş efendin İsmail’e faul yapmış. Buz gibi goldü. Birde Zorbay Küçük bey efendi, İsmail Yüksek’i zamanında oyundan atmış olsa idi şimdi bu konuyu konuşmamış olacaktık.. Eyyamcılığında bu kadarı olmaz yahu, yazıklar olsun..

Maça bir türlü gelemiyorum düşünün. Trabzonspor kafadan oyuna baskı yiyerek başladı ama hemen toparlandı. O müthiş Fenerbahçe seyircisi önünde. Fenerbahçe, Trabzonspor kalesine aslında gelir gibi yaptı ama gelmiyordu. Yani dengeliydi Abdullah Avcı’nın öğrencileri. Özellikle Visca’dan bahsedeyim. Mükemmel oynadı ilk yarıda, Eren ile birlikte. Mendy’de öyleydi. Onuachu’nun o büyük cüssesine rağmen, sahada ayak basmadık yer bırakmadığını da söylemem gerekiyor. Tebrik etmek lazım… Abdulkadir Ömür’de bitmek bilmeyen enerjisiyle çok koştu değil mi?

Fenerbahçe’nin defansif problemleri olduğu söylendi hafta içerisinde. O kadar geniş kadrosu varken bu kadar sorun yaratılması ilginç değil mi? bana göre ilginçti. Sonuçta iki stoper çıktı mı sahaya çıktı. Sağlam olanlarda oynasaydı inanın ki maçta Onuachu’yu durdurabileceklerini ben düşünmüyordum.

İkinci yarıya Trabzonspor müthiş başladı. Dk 46’da Berat Özdemir inanılmaz şık bir gol attı, bir dakika sonra da Pepe’nin harika golü geldi. 0-3 oldu bir anda maç Trabzonspor lehine. Bu resmen tarihi bir sonuçtur. Yıllardır İstanbul’da yenemediği rakibine hiç acımadı ve gereğini yaptı.

Fenerbahçe’nin penaltı golüne takıldım ben. Mehmet Can’a resmen faul vardı. Hakem direkt penaltı noktasını gösterdi. VAR’A bile gidilmedi. 3-1 oldu. Abdullah hoca da hemen ikinci oyuncu değişikliğine gitti. Bakasetas ve Trezequet’i oyuna dahil etti.

Ben bu maçı Abdullah Avcı’ya yazarım arkadaş. Ne demişti geldiğinde, “Yeni gelmedim, geri döndüm’ diye.. Evet hakikaten de öyle oldu, Abdullah hoca müthiş bir geri dönüş yaptı ki Trabzonsporluların bütün gazını adeta aldı. Zaten böyle bir galibiyete ihtiyacı vardı bordo-mavili camianın, nihayet gerçekleşmiş oldu.

Yine bu galibiyet Fenerbahçe’yi durduran bir galibiyettir… Yine bu galibiyet Trabzonspor’un Fenerbahçe’yi İstanbul’da 26 yıl sonra çok güçlü olduğu bir dönemde mağlup etmesidir de...

Yine bu galibiyet Trabzonspor’un yeniden ayağa kalkması anlamı da taşımaktadır.

Yine bu galibiyet her ne olursa olsun Trabzonspor’un çok büyük bir camia olduğunu ve asla küçümsenmemelidir de dedirtmiştir.

Yine bu galibiyet Ertuğrul Doğan başkana da en büyük hediyedir.

Not. Normalde İsmail Yüksek çoktan oyundan atılması gerekiyordu. Zorbay Küçük bile artık bir şey yapamaz noktasına geldi. Anlayın durumu işte. Fenerbahçe’nin ikinci penaltısı geldi Mehmet Can yaptı. (Tadic kaçırdı) Tekrarlatıldı VAR tarafından. Golü attı. 2-3

Öncesinde Enis Destan’a da yapılan penaltıydı ama es geçildi, alıştık diyelim, verilmedi. Uzatmalarda Enis Destan’ın golü Var’dan döndü. Trezequet faul yapmış güya. Alakası yoktu. Yazık, inanın çok yazık…

Sonuç olarak, Trabzonspor hakemi de yendi. Fenerbahçe’nin fişini de 26 yıl sonra Abdullah Avcı çekti. 2-3

NOKTA