Bir şehri tanıtan sadece tarihi, doğası ya da denizi değildir; o şehrin misafirine gösterdiği ilgi ve fırsat doğduğunda ortaya koyduğu refleks de en az bunlar kadar önemlidir.
Yıllardır “Trabzon’da deniz turizmi olmalı” diyerek tüm zorluklara rağmen Mavi Mavi Tur Gemisi’ni ayakta tutan Halil İbrahim Demirtaş, yine şehrin tanıtımı adına örnek bir adım attı.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Ali Haydar Baş ile turizm gönüllüsü Selma Aktürk’ün koordinasyonunda, normal rotasında ilerleyen ve son seferini yapan gemi, bu kez programını değiştirerek Ganita Rıhtımı’na geri döndü.
Loading...
Sebep ise oldukça anlamlıydı.
Kazakistan’dan Trabzon’u tanıtmak için gelen 18 influencer, deniz turuna katılmak istiyordu.
Ancak gemi çoktan son seferine çıkmış ve tamamen dolmuştu.
Böyle bir durumda çoğu işletme “Bir dahaki sefere” demeyi tercih edebilirdi. Fakat burada mesele ticari kazanç değil, Trabzon’un tanıtımıydı.
Halil İbrahim Demirtaş, hiç tereddüt etmeden “Ülkemizin ve şehrimizin tanıtımı için ne gerekiyorsa yaparız.” diyerek yolculardan da izin aldı ve gemi Ganita’ya yanaştı.
Influencerlar tura dahil edildi.
Gece boyunca Trabzon’un ışıl ışıl sahili, denizi ve eşsiz manzarası milyonlarca kişiye ulaştı.
Belki de birkaç dakikalık bu rota değişikliği, Trabzon’un tanıtımı adına uzun süre etkisi hissedilecek paylaşımlara dönüştü.
Turizmin en büyük sermayesi bazen yapılan yatırımlar değil, doğru zamanda ortaya konulan vizyon ve misafirperverliktir.
Dün akşam Trabzon’da yaşanan da bunun en güzel örneklerinden biri oldu.
Bir geminin rotasını değiştiren anlayış, şehrin tanıtımına milyonlarca kişiye ulaşan bir katkıya dönüştü.
Şehirlerin tanıtımı yalnızca hazırlanan projelerle ya da yapılan organizasyonlarla olmaz.
Gerektiğinde inisiyatif alabilen, “Bu şehrin kazanması için ben ne yapabilirim?” diyebilen insanların varlığı da en az onlar kadar değerlidir.
Dün akşam değişen sadece bir geminin rotası değildi. Trabzon’un turizmine gönül veren insanların bakış açısı ve fedakârlığı, milyonlarca kişiye ulaşan görüntülerle bir kez daha kendini gösterdi.
Bu güzel organizasyonda emeği geçen Halil İbrahim Demirtaş’a, Selma Aktürk’e, Ali Haydar Baş’a ve katkı sunan herkese teşekkür etmek gerekiyor.
Çünkü Trabzon’un tanıtımına yapılan her samimi dokunuş, şehrin geleceğine yapılmış değerli bir yatırımdır.