Menfaatime kurban olayım..!
Bir ilginç toplum olduk.
Öküzün altında buzağı da aramayı çok seviyoruz.
Sosyal medyada, okum yazıyorum, başka türlü anlayanlar var.
Azcık saksıyı çalıştırın ya.
Devir leb demeden Çorum’u anlama devri.
Ufkunuz derin olsun.
Perspektifiniz de geniş açılı dursun.
Gelelim derdimize.
Trabzonspor’un şampiyonluk atını ile ilgili olarak biz gazeteci, gazetecilikten de öte bu takımı 40 yıl; havada, karada, denizde, Moloz’un ötesinde, Avrupa’da adı bilinmeyen şehirlerde, takip eden, yurttaş olarak yazdık çizdik.


Öneriler getirdik. Yorum yaptık. Sevindik, coştuk. Üzüldük, ağladık.
Trabzonspor için;
Yumruk attık. Jop yedik.
Tehdit edildik.
Mahkemelere düştük.
Tazminat ödedik.

Yani diyeceğiniz, tarihin canlı tanığız.
Şampiyonluk anıtı gündeme gelince, sanatçı yeteneğine kefil oldum Trabzonlu heykeltıraş Orhan İlyas’ın da anıt yapımı için değerlendirmeye alınmasını önerdim.
Bu önerim üzerine, başta şampiyon yönetimin içinde de olmak üzere sosyal medyada akordu bozuk sesler yükseldi.
Senin bu işte ne menfaatin var diye?
Söyleyeyim.
Evet, menfaatim var.
Hem de çok.
Orhan İlyas, Trabzonludur, o marştaki gibi şehrin dar sokaklarında doğmuş büyümüş, hayatı Trabzonspor’la geçmiştir.
Böyle birinin yapacağı anıt, beni de temsil eder, onun için menfaatim var.
Orhan İlyas’ın, şu anda hali hazırda şehirde gıpta ile bakılan türlü sanat eserleri var.
Bu güzellikleri şehir adına şampiyonluk anıtına da nakış eder, etti mi de bundan menfaatim olur.
Orhan İlyas, profesyonel olarak değil tamamen yüreğindeki Trabzonspor sevgisi ile bir eser ortaya koyar. Koydu mu bu da benim menfaatimedir.
Bir Trabzonsporlu olarak kendimi o eserde görürüm.
Orhan İlyas, lobisi olmayan kendi halinde sessiz ama başarılı bir sanatçıdır.

O’nun yapacağı Şampiyonluk anıtı sessiz çoğunlukların sesi olur.. Doğal olarak bu da benim menfaatimedir.
Anıt yapımı için Orhan İlyas’a fırsat verilmeli dediğimde, menfaatim işte yukarıda saydıklarımdır.
Bu menfaatime gocunan gocunsun.

Doğrusu ne?
Ha, Trabzonspor’un şampiyonluk anıtının yapımında doğru olan şudur.
Yarışma ile belirlenmesi.
Bu tür anıtlar yarışmasız yapılmamalı.


Ulusal düzeyde bir yarışma düzenlenmeli.
Yüreği Trabzonspor atan jüri üyelerinin seçimi ile anıt belirlenmeli.

Ve o anıt için nasıl bağış kampanyası düzenlenmiş ise yapımı içinde kampanya düzenlenmeli, karınca kararınca herkes o anıtta emeğini görmeli.
Ve hatta anıt inşası esnasında belli sayıda gönüllünün katılımı ile imece üslü ile yapılmalı. Anıtın temelinde taraftarın alın teri de olmalı.

Adrese teslim..
Anıt yapımı ile ilgili olarak kesin bilgi değil ama, yönetim Trabzon’da yaşayan, bütün mesleki kariyerini Trabzon’da geliştiren. alanında yetenekli iç mimar kardeşimiz Aytaç Akyüz’e öneri getirmiş. Hatta, Akyüz, eksiz çalışmalarını da yapmış, yönetime teslim etmiş.. Tek kuruş da ödeme istememiş. Tamamen gönüllük esası ile anıtı çizmiş yapacağını taahhüt etmiş.
O eksizler toplumun bilgisine sunulmadı.


Nasıl olduğunu bilmiyoruz.
Ancak bu işte Aytaç’ın el emeği göz nuru varsa, mutlaka harikadır.

Bence, Aytaç kardeşimiz, anıt ile ilgili olarak bir yarışma düzenlenmesi çağrısını yapmalı, yeteneği ile de bu yarışmanın en iyisi olup, anıta öyle imzasını atmalı.

ZAYTUNG
Piyasalarda Bugün: Gıybet Endeksi ''Bu MİLLET Trabzon döneri yiyecek parayı nerden buluyor?'' Seviyesinden ''Bu millet Trrabzon simidi yiyecek parayı nereden buluyor?'' Seviyesine Geriledi...