MEYDAN MİLLETE KALDI

Daha ferah bir Trabzon için ne zaman bir adım atılsa, ne yazık ki hemen ardından bir kaos havası esiyor.

Yeni dolmuş düzeninin yürürlüğe girmesiyle birlikte dün, memlekette yakışmayan görüntüler ortaya çıktı.

Halbuki meseleye biraz sakinlik ve şehir aklıyla bakılsa, yapılan düzenlemenin bu kent için doğru bir adım olduğu aleni olarak görülecek.

Yıllardır şehrin merkezinde, özellikle de Meydan çevresindeki dolmuş yoğunluğunun çığırından çıkmış halde olduğu hepimizin malumu.

Adeta üst üste yığılan araçlar, durak adı altında işgal edilen boşluklar ve kaldırımda yürümekten çok birbirine çarpar hale gelen yayalar bahse konu düzensizliğin en bariz göstergesi.

Bundan mütevellit, araçların insafına bırakılan Meydan bölgesinde ne nefes alınacak alandan ne de şehir adına estetik bir görünümden söz etmek mümkün.

İşte Büyükşehir Belediyesi’nin, alandan söz sahibi temsilcilerle istişare ederek hayata geçirdiği yeni düzenleme, tam da bu keşmekeşi durdurmak için atılmış gerekli bir adımdır.

Üzerinde aylarca çalışılan bu düzenlemenin amacının şehir merkezini rahatlatıp, trafik ve yaya güvenliğini daha düzenli bir yapıya kavuşturmak olduğunu bölgede yaşanan ferahlıkla görmüş olduk.

Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta’nın da ifade ettiği gibi, bölgeye hizmet veren yirmiyi aşkın durak bulunmasına rağmen yapılan eylemin yalnızca bir-iki durakla sınırlı kalması, aslında meselenin ne kadar ince elenip sık dokunduğunu zaten ortaya koyuyor.

Dolayısıyla, vitrine taşınan bu olumsuz tablo, Trabzon şoför esnafının tamamına tabiki mal edilemez, fakat adına eylem (!) denilen bu tür görüntülerle toplumun geniş kesimlerince desteklenen çalışmaları gölgelemeye de hiçbir şoför esnafının hakkı yoktur.

Tabuların yıkılması kolay değil ve uygulamada eksikliklerin yer alması gayet doğal.

Neticede büyük şehirlerde yapılan hiçbir düzenleme ilk günden kusursuz işlemiyor.

Sahada görülen aksaklıklar zamanla fark edilip, gerekli düzeltmeler yine istişare kültürüyle zamanla yapılacaktır.

Ancak sırf bu eksikleri gerekçe gösterip, kendini tüm esnafın temsilcisi gibi konumlandırarak ortalığı karıştırmak ve iyi niyetle atılan adımları hedef almak, bizim lügatimizde ne hak aramadır ne de çözüm üretmek...

Bu şehirde ekmeğini kurallara uyarak kazanan, şehirle kavga etmeyen, sorunlarını düzgün bir üslupla ve doğru zeminde dile getiren çok sayıda dolmuşçu esnafımız var.

Kaos ortamından uzak kalmak suretiyle, kimseye hakaret etmeden de hak aramanın mümkün olduğunu bilen bu insanların emeği hiçbir koşulda gürültü çıkaranların gölgesinde kalmamalı.

Öte yandan, sosyal medyada yüz metrelik yürüyüşleri sanki bir maraton koşusuymuş gibi paylaşan bir kısım vatandaşımıza da burada küçük ama önemli bir hatırlatma yapmakta fayda var.

Kimsenin bindiği dolmuştan illa Meydan’ın göbeğinde inmesi de şart değil.

Mesele şehre nefes aldıracak bir düzenleme ise birkaç yüz metre yürümek hiçbir Trabzonluyu mağdur etmez.

Kaldı ki yıllardır Trabzon’un diğer ilçelerinden Ortahisar’a gelen binlerce insan için, son durakları olan Moloz mevkiinden Meydan’a uzanan yüzlerce metrelik dik yokuşu yürümek asla bir sorun olmadı.

Ezcümle ile belirtmek gerekirse, şehircilik biraz da karşılıklı anlayış işidir.

Belediye istişarelerle planını yaptı ve bu şehrin meydanı rahatladı.

Dediğimiz gibi, yeni düzene dair eleştiriler mutlaka olacak, olumsuzluklar konuşulacak.

Lakin kurulan diyaloglar bu şehri kilitleyen değil, aksine şehrin huzuruna, refahına ve yaşanılabilirliğine kapı aralayan bir nitelik taşımalı.

Bu Trabzon hepimizin…

SEVİNİRKEN EKSİLİYORUZ

Trabzon yerel basınında bazı isimler vardır.

Onlar yalnızca haber yapmaz aynı zamanda bu şehre ruh katarlar.

Selahattin Özcan…

İşte bu değer, tam da bu isimlerden biridir.

Yenilikçi bakışı, üreten kalemi ve cesaretiyle Trabzon basınında adını altın harflerle yazdırmış aktif bir gazetecidir Özcan.

Bilgi, birikim ve tecrübesinin hakkını birçok gazetede yazı işleri müdürlüğü yaparak veren dostumuz, görev sürecinde sadece sayfaları değil, basın ilkelerine ait duruşu da yönetti.

Zira Selahattin Özcan’ın gazeteciliğinde haksızlık karşısında susmak asla makbul olmadı.

Kendisi sormayı, sorgulamayı ve kamu adına konuşmayı hep esas aldı.

Bir süre önce Arsin Belediye Başkanlığı’nda basın danışmanı olarak görev alan Özcan’ın ardından Trabzon basınında hissedilir bir boşluk oluştu.

Sanki alanda bazı renkler eksildi, paragrafların içi boşaldı.

Cesur başlıkların yerini temkinli cümleler, net soruların yerini yuvarlak ifadeler aldı.

Hasılı.

Trabzon basınında Selahattin Özcan’ın yeri ne doluyor, ne de dolacakmış gibi görünüyor.

Elbette ki, her insanın kendi yolunu seçme hakkı vardır.

Nitekim mühim olan, bu tercihlere saygı duyabilmek…

Dolayısıyla bugün farklı bir kulvarda sorumluluk almış olması, Selahattin Özcan’ın gazetecilik kimliğini ortadan kaldırmaz.

Bilakis birikimi, tecrübe ve dilini başka bir zemine taşıdığını gösterir.

Biz O’nu cesur ve şeffaf haberleri, rahatsız eden soruları ve konfor alanlarını bozan kalemiyle sevdik.

Kadir kıymetini bilmesinden şüphe duymayacağımız Arsin Belediye Başkanlığı gerçekten çok şanslı.

Yazmak iyi gelir.

Bana;

[email protected]adresinden ulaşabilirsiniz.