Kötü hatta çok kötü bir ara transfer dönemi yaşarken, üzerine kolay geçmesi beklenen Antalyaspor deplasmanında puan kaybı da yaşanınca; Trabzonspor camiasında çok da mutlu olmayan yüzler asıldı.

Akabinde öyle bir galibiyet geldi ki gerçekleşmesi zor görünen umutlar yeniden yeşermeye başladı.

Sıkı bir deplasmanda 90 dakika boyunca oyun kontrolünü elinde bulunduran Trabzonspor, net bir skorla da sahadan galip ayrılmasını bildi. En önemlisi belki de uzun bir aradan sonra taraftarlar hem geriye yaslanıp rahat bir maç izledi hemde oyun anlamında tatmin oldu.

Samsunspor maçına hangi motivasyonla çıkıldıysa, ne tür konsantrasyon uygulandıysa, kazanma hırsının hangi seçenekleri devreye sokulduysa; bundan sonra da aynı bu metodla yola devam edilmeli. Trabzonspor bu yolu asla bırakmamalı! Çünkü bu yolun sonu mutluluk…

Fakat bu demek değil ki Trabzonspor’da yanlış işler olmuyor. Başkan ve yönetim tarafından verilen sözlerin tutulmaması, fiyasko transfer süreçleri, olmaması gereken teknik direktör açıklamaları ve taraftarın ilgisizliği…

Son olarak Kocaeli, Antalya ve devamında Samsun’da yaşanan saldırılar için kısa ama öz bir açıklama yapalım. Pek tabiki bu menfur ve çirkin olayları camialara mal edemeyiz. Evet, edemeyiz ama birilerinin de bu olayları kaşıdığı aşikar! Bu yaşananların tek bir sebebi var o da Trabzonspor hep ve tek büyük olduğu için…