Trabzonspor sonuna kadar güzel getirdiği sezonu, süsleyerek ve taçlandırarak bitirememe riskiyle karşı karşıya… Her ne kadar günümüz futbolunun acı gerçeği olsa da taçlanmamış başarılar, unutulmaya ve hatta tepki almaya mahkum.

Trabzonspor’un önünde duran Gençlerbirliği ve Konyaspor karşılaşmalarından galibiyetle ayrılması durumunda, bu sezon ilerleyen yıllarda her daim başarıyla hatırlanacak.

Peki, bu haksızlık mı? Çok da değil aslında… Çünkü Trabzonspor gibi camialar lig üçüncülükleriyle değil somut başarılarla tatmin olur.

Evet; 6 derbi maçın 4’ünü kaybetmemek, ligin son 4-5 haftasına kadar şampiyonluk yarışının içerisinde bulunmak, sezonun genelinde dominant oyun sergilemek ve bunları rakiplerinin 4’te 1 maliyetiyle yapmak da başarıdır fakat anlamlanabilmesi için bir kupa ile kayıt altına geçmesi gerekiyor.

Konserlerde veya müzikli etkinliklerde her zaman en son şarkı en beklenen şarkıdır… Trabzonspor da Antalya’da oynanacak olan Türkiye Kupası finalinde, son şarkısını beklendiği gibi icra etmeli ve sezonu layıkıyla tamamlamalı…

Gelelim Beşiktaş maçına diyeceğin fakat böyle amaçsız bir maç için yazılacak çok da şey yok aslında… Her ne kadar derbi galibiyeti önemli olsa da Trabzonspor’un altyapısından çıkan 4 genç yeteneğin forma giymesi daha önemli diye düşünüyorum.

Son parantez de Ahmet’e… Yaptırmış olduğu hatalı bir penaltıdan sonra; duruşu, tavırları, özgüveni ve en önemlisi maçtan kopmaması onun ileride ne kadar iyi bir kaleci olacağının göstergesi… Öyle görünüyor ki Ahmet ve Onuralp yarışında, kaybeden olmayacak Trabzonspor’un kalesi kazanacak…