Trabzonspor ile Konyaspor kupa finalinde karşı karşıya gelecek.
Gelecek gelmesine de; daha şimdiden “kupa finali” tartışmaların odağına yerleşti.
Tartışmanın sebebi ise finalin adresinin Antalya olması.
Yani Trabzon’a tam 1.146 kilometre uzaklıktaki bir şehir, Konya’nın ise yanı başı!
***
Finallerde “tarafsız saha” kavramı vardır.
Ancak tarafsızlık sadece iki takımın kendi stadı dışında oynaması değildir. Gerçek tarafsızlık, iki camianın da finale ulaşım konusunda benzer şartlara sahip olmasıyla sağlanır.
Eğer bir final organizasyonu yapıyorsanız, şehir seçimini sadece otel kapasitesine ya da hava şartlarına göre değil, taraftarın ulaşım yükünü de düşünerek yapmak zorundasınız.
Ama TFF bunu yine yapmadı.
***
Bilinçli ya da bilinçsiz yapıldı; niyet okuyacak değiliz.
Lakin iki şehre de daha yakın mesafede olabilecek alternatifler varken Antalya tercihi, özellikle Trabzonspor taraftarı açısından ciddi bir mağduriyet oluşturdu.
Durum tepki çekince “ek uçak seferi” hamlesiyle sorun çözülmeye çalışılsa da, gelinen noktada görüyoruz ki bu girişim de yetersiz kaldı.
Çünkü mesele sadece ulaşım aracı koymak değil, mesele insanların o ulaşımı ekonomik olarak da karşılayabilmesidir.
Uçak biletlerinin 5 bin TL’nin üzerinde seyrettiği bir ortamda, binlerce taraftar mecburen karayoluna yöneldi.
***
Şimdi insanlar günler öncesinden yollara düşecek.
Saatler sürecek otobüs yolculukları, uzun araç konvoyları, uykusuz geceler…
Sadece takımının yanında olabilmek için.
Evet, futbol tutkusu elbette fedakârlık ister.
Zira federasyonun görevi, taraftarın bu sevgisini sınamak değildir.
Eğer taraftarın final yolculuğu ekonomik bir mücadeleye ve fiziksel yorgunluğa dönüşüyorsa, orada organizasyon açısından ciddi bir problem vardır.
Final organizasyonu yalnızca 90 dakikalık maç planlamasından ibaret olmamalı, taraftarın güvenliği, ulaşımı, ekonomik şartları ve eşitlik duygusu da bu planlamanın bir parçası olmalıdır.
***
Şüphesiz bu karşılaşma için Trabzonspor taraftarı yine fedakârlık yapacaktır ve kilometrelerce yol gidip takımının yanında olacaktır.
Lakin yol boyunca taraftarın zihninde hep aynı soru olacaktır: “Madem bu saha tarafsızdı, neden eşit şartlar oluşturulmadı?”

