Gündem yoğun, dosya sayısı fazla, ilçelerden gelen talepler masada...
Aslında ilk bakışta her şey oldukça sakin ilerliyordu.
Ta ki konu Trabzon'un gündeminde Türkiye gündemine uzanana kadar...
Trabzon'un ulaşımı, altyapısı, kentsel dönüşümü ve yatırım projeleri konuşulurken konu birden açıklamalarla NATO Zirvesindan ülke gündemindeki diğer konulara uzanıyor...
İşin ilginç tarafı ise şu…
Şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren bazı proje başlıklarında oldukça sakin bir atmosfer oluşurken, ulusal siyasi başlıklara girildiğinde tansiyonun birkaç dakika içinde yükselmesi dikkat çekiyor.
Peki neden?
Bunun cevabını belki de meclisin yayın formatında aramak gerekiyor.
Çünkü Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi biliyorsunuz uzun bir süredir canlı yayınlanıyor.
Canlı yayın olunca da doğal olarak sadece salondaki meclis üyeleri değil, ekran başındaki izleyiciler de konuşmanın bir parçası haline geliyor.
Hal böyle olunca kürsü, yalnızca meclis üyelerine hitap edilen bir yer olmaktan çıkıp daha geniş bir siyasi vitrine dönüşüyor. Bunu gören meclis üyeleri de mikrofonunu açık bulunda tüm konulara giriyor...
Belki de bu yüzden Trabzon'un imar planlarından daha çok Ankara siyaseti konuşuluyor, yerel projelerden daha fazla ulusal gündem tartışılıyor.
Elbette siyasetçilerin ülke gündemine ilişkin görüş açıklaması son derece doğal.
Ancak bunun yeri belediye meclis kürsüsü mü yoksa ayrı bir organizasyon mu, siyasi parti ve partililer mi olmalı bunu tartışmak gerek...
İşte asıl tartışma da burada başlıyor.
Çünkü belediye meclisleri bir yandan şehirlerin geleceğinin şekillendiği yerler, diğer yandan ise siyasetin en görünür sahnelerinden biri...
Canlı yayınlar da bu görünürlüğü daha da artırıyor.
Keşke sorunsuz bir şehir olsak da o zaman başka şeyler konuşsak ama olmuyor. Maalesef meclislerin tadı kaçtı. Gerçek görevleri arka planda kaldı.
Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nde artık sadece imar planları değil, siyasi pozisyonlar da oylanıyor gibi görünüyor.
Ne kadar çok ses o kadar görünürlük…
Birde şunu söyleyelim bu şehrin seçkin seçilmiş kişileri olarak her mecliste kalkıp birbirinize ettiğiniz hakaretleri, kavgaları aileler de izliyor! Seçtikleri kişilerden de şehre hizmet bekliyor birbirine hakaret değil, kavga değil!





