Yıllardır taşımacılık sektörü tartışılırken ön plana her zaman tren yolu alınmış ancak, gündeme getirildiği 1947 (Başbakan Rahmetli Hasan SAKA Tarafından) yılından bu yana aradan tam 76 yıl geçmesine rağmen bir adım ileri gidilemeyerek Trabzon bütün enerjisinide harcamıştır.

Gelinen aşamada öyle anlaşılıyorki değil 76 yıl 1076 dahi geçse boşuna tartışma sürüp gidecektir.

Ancak bu şehirde yaşayan insanların şehrin sosyal iç dinamiklerinden ve siyasilerinden böyle bir sıkıntıyı hak etmediklerini düşünüyorum.

Onun için şehrimizi yönetenlerin ve siyasilerin bu anlamda sorumluluklarını daha açıkçası bu kente olan borçlarını ödemelerini 818 bin insan beklemektedir.Onun için bu süreç sonlandırılmadığından dolayı Rize ili lojistik bölgeyi kendi topraklarına alarak Trabzona bu konuda ciddi darbe vurmuştur.

Ilimiz coğrafi konumu gereği üretim merkezlerine uzak olduğu için hemen, hemen her şey (Gıdadan, Tekstile, teknolojiden inşast malzemelerine ve Turizm sirkülasyonuna kadar bir çok girdi) dışardan gelmektedir.İlimizde havaalanı ve liman olmasına karşın tüketim gereksinimlerinin nerdeyse tamamı karayolu vasıtasıyla kamyon ve TIR'larla yapılmakta akaryakıt ve paralı yollarında devreye girmesiyle  nakliyeler astronomik seviyelere çıkmskta, tüketicilerde bundan aşırı ölçüde etkilenmektedir.İlimiz insanının yaklaşık yüzde ellisinin gećim zorluğu çektiği gerçekliği ortada dururken göç gibi bir sosyal travmanın sebeplerini başka alanlarda aramaya gerek olmadığı  realitesi önümüzde durmaktadır.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen başta siyasilerin ve diğer bileşenlerinin hala ilimizin kendi kabuğu içinde kıvranmasına nasıl tahammül ediyorlar anlaşılabilir değil.Onun için üretim elemanlarının tüketim alanlarına taşınması ve halkın bundan ucuz yararlanması sosyal devletin birinci görevidir.

Bu bağlamdada doğru zaman ve yerde ucuz tüketim için LOJİSTİK faaliyetler son derece önem taşımaktadır.

Ancak küreselleşmenin yeni yüzü neoliberalleşme, her şeyi daha üst düzeyde belirlemeye doğru giderken, ülkeleri toplu taşımacılık zincirine sokmamak için kara yolu taşımacılığını ön plana çıkartıp sömürüsünü carpan etkisiyle artırma peşinde acımasız reçeteler uygulamaktadır.

Bu bağlamda ilimiz üretim kaynaklarının yanıbaşında olmadığı için kronikleşmiş zihniyetin bu anlamda cezasını ve umursamazlığını çekmektedir.Trabzon insanı yıllardır üretim merkezlerindeki gibi ne zaman ucuz tüketim maddesi ile buluşarak rahat bir nefes alacaktır yakın zamanda böyle bir olanak görünmemektedir.

İşte tamda burada Tren, Deniz ve Havayolu taşımacılığın devreye girmesi gereken zaman çoktan gelmiş ve de geçmektedir.Durum bu vahametteiken Trabzon hala neyi beklemektedir anlaşılabir değil.Aslında tüm senaryolar ayan beyan ortada gezmektedir.

Şöyleki; Dünya ticaret merkezi, Gemi yapım ve onarım tersanesi, Maçka kayak merkezi, Güney çevre turizm master planı, Yatırım adası,Hafif raylı sistem, Üç (T) formülü, Güney çevre yolu ve durmadan konuşulan Tren yolu.Bu sanal projelerden hangisi hayata geçerek insanların yaralarına merhem oldu hiçbirisi.Tüm bunlara rağmen ülkemizde ve bölgemizde dünyanın hiç bir yerinde olmayan bizde oluyor her 50 km.de bir bir havaalanı yapılırken tren yolu yapımının uzamasının arka planındaki tasarrufların ortaya çıkarılması zaman fsydası yaratılmadı açısından önem taşımaktadır.

ŞÖYLE Kİ;

Yaşamsal ve ekonomik açıdan ucuza tüketimi insanların faydasına sunmak devletin birinci görevidir.İlimizde yıllardır bu sorun sürüp giderken çözüm önerilerinin üretilip hayata geçirilmeside uzayıp gitmektedir.Daha somut bir yaklaşımla ilimizin üretim merkezlerine uzaklığı dikkate alındığında pahalıya tüketime anlamında mağduriyet ortaya çıkmış olacaktır.

Trabzon'un bazı illere uzaklıklar(İstanbul 1057.3 km, İzmir1415,6 km, Muğla 1343, 9 km, Adana 892,1 km,Mersin 900,6 km, ve Malatya 532, 8 km) Zbu şekilde ortadayken insanımızın ucuza ihtiyaçlarını giderme imkanı bulunmamaktadır.Dünya lojistikte toplu taşımacılıği öncelikleştirip ve onun her aşamadaki bileşenleriyle halkını özdeşleştirirken ilimizin bu çağda aynı imkanlardan yararlandırılmaması ciddi sosyal bir sıkıntıdır.

Sonuç olarak;

Gelişen iletişim, Teknoloji, Bilgi, Bilim,Ucuza yaşam ve yerinde karnının doyması gibi çağdaş insanlık haklarından Trabzonluda yararlanmalı ve yararlandırılmalıdır.

Onun için uzun sözün kısası, bir an önce TRABZON'un LOJİSTİK AÇIDAN TREN YOLUNA KAVUŞMASI SAĞLANMALI ki insanımızın ucuz tüketim girdilerine kavuşması ve göç olayına son verilmesi açısından hayati önem taşımaktadır.

UCUZA TÜKETİM HER İNSANIN EN TEMEL HAKKIDIR.