Bu memlekette;

Demokrasi mücadelesinde; gömlek değiştirenleri hoş gördük. İktidara götürdük.

Parti değiştirenleri; alkışladık, övdük.

Ekip ruhuna arkadan dolanıp üç puan alanları; baş tacı yaptık, bazen da sövdük.

Bu zavallı kulunuz, 35 yıl emek sarf ettiği gazeteyi değiştirdi; takmadığınız kulp kalmadı.

Meraklı Melahatların merakını gidereyim))))

Her yolun bir sonu, Yokuşun inişi. Tepenin zirvesi var.

Neden ve sonuç ilişkisi hayat.

Neden oldu; Karadeniz'deydik.

Sebeb oldu; 61saat'a geldik.

Sonra, sonuçsal olarak “Günebakış'a” demirledik.

Ben ne Başbakan gibi Gömlek değiştirdim..”

Ne Ahmet Hakan gibi safları ters yüz edip üstüme geçirdim.

Kendim gibi oldum..

Kendim gibi yeni ufuklara yelken açtım.

Mesele bu.

VOLKAN ABİ'NİN BÜYÜKŞEHRİ NASIL BİR ŞEHİR

Bu memlekette, adımına göre Trabzonsporluluğu çok gördüm. Yaşadım.

Adamına göre Trabzonsporluluk, ihanetlerin, unutkanlıkların, düşmanlık ile dostlukların her anlamda sağlam zeminde(!) olduğu bir kavram.

Şimdi adamına göre büyükşehircileri de görüyorum.

Bir zamanlar Volkan Abi, Trabzon büyükşehir olsun diye adeta gırtlağını yırttı. Bizde destek verdik. İmza attık.

Yazdık. Bağırdık. Çağırdık.

Şimdi büyükşehir olacak Trabzon'a en başta Volkan Abi rest çekiyor.

Niye.

O da; adamına göre büyükşehirci de ondan.

Sözü gelmişken bir hatırlatma.

Aytaç Durak'ın Adana büyük şehir belediye başkanı olduğu dönemde Aksular Otel'de Ak Parti'nin siyaset akademisi vardı.

Aytaç Durak elimden gelse Adana'yı büyükşehir statüsünden çıkarırdı dedi. Dün gibi aklımda. Karadeniz Gazetesi'inde binbir güçlükle haberi manşete çaktırdım. Sonra Volkan Abi'ye gittim Durak'ın söylemine ne diyorsun dedim. Şöyle cevap verdi..

“Büyükşehrin nimetlerinden aldı alacağını simdi tribünlere oynuyor…”

Eyeee ve aahhh Volkan Abi, şimdi sen neye oynuyorsun.

Trabzonlunun binlerce büyükşehir olalım imzasını yok mu sayıyorsun. Senin istediğin büyükşehir modelinde vergilere indirim mi var. Bir bilsek

İKİ YÜZLÜ BELDE BELEDİYE BAŞKANLARI

Şu Trabzon'da iki yüzlü çok adam gördüm ama belde belediye başkanları kadar görmedim.

Eyüp Aşık Devlet bakanı Of'tan ve Merkez'den iki belde belediye başkanı bakanın makam odasında. “Bizi kapatın” diyor. Aşık da “Ahaa hükümet azıcık kendisine güvense nasıl da kapatacağız beldeleri” dedi.

Şimdi o belde belediye başkanları belediye başkanı değil ama birinci dereceden yakın akrabaları koltukta. Onlarda kapatmayın diyor.

Bir derme çatma bina.

İki makam aracı.

5 çalışanı, onlara da maaşlarını veremeyen belde belediye başkanları sırf kendi unvanları kıyak maaşları ellerinden gidecek diye, beldelerimizi kapatmayın diyor.

Hadi oradan.. Sizi gidi  sizi..

VALİLİK ÖNÜNDEKİ TANITIM EKRANI

Adı nedir bilmiyorum. Dev ekran diyelim işi geçiştirelim.

Valilik önüne konuldu.

Dikildi.

Estetik olarak hoş değil.

İçerik olarak isi mükemmel.

Bir de benzeri TSO'nun önünde.

İkisi de hayatın ve insanların akışına ters yerde.

Turistin ilgisini çekmeyecek bölgede.

Hadi TSO'un kine bir anlam verdim.

Valilik önündekinin yeri çok da iyi değil.

Meydana taşınmalı.

ŞENOL GÜNEŞ'TEN NE ANLADIM!

Ya benim anlayışım kıt. Ya Güneş'in anlatım tarzında bir eksiklik var.

Şenol Güneş'in Trabzonspor ile ilgili tahlillerinden bir yoruma çıkamıyorum.

Teknik, taktik, oyuncu seçimi değişikliği oyuna hazırlanma maça yoğunlaşma ve isteklendirme konusunda Güneş anlattıkça anlak tercümanına ihtiyaç duyuyorum.

Mesela Güneş'e niye gol atamıyoruz dediğinde bakın nasıl cevap verdi.

“Gol atmak için gol yollarına girmek gerek. Onun için de çok hızlı olmak gerek. Çok hızlı olmak için de çok etkili ve forumda olmak gerek. Onun içinde çok çalışmak gerek. Bizim ileir uçtaki arkadaşlarımız henüz bu konuya hazır olmadıkları için gol atamıyoruz…”

Bu felsefik yoruma şapka çıkarıyorum..