Trabzonspor da aynı Türkiye gibi.
Kutuplaştı.
Ortada gri bir bölüm, alan yok.
Ya siyah ya beyaz.
Ya İHO’cusun ya da değil.

+++

Camia hassasiyetlerinden hareketle tavır belirlemenin hiçbir anlamı yok. Değeri de, kabullenilebilir hali de.
Bunun nedeni ile büyük ölçüde, İHO’nun yüzünden.
Ama diğerleri de günahsız değil hani.
Bana, son zamanlarda yakın dostlarımdan çoğu, “Sen İHO’cusun” diyorlar.
Niye dediğim zamanda, anlattıklarına bakıyorum, illaki ve kesinlikle kendi kulvarlarında olmadığımdan böyle haksız bir yaftaya uğruyorum.
Açık ve net;
Ben İHO’cu değilim.
Ama, ne siyahım ne de beyaz.
Gri alanda duruyorum.

+++

Şimdi, gelin meseleye şöyle bakalım.
Trabzonspor’un her yönetimi, karşılaştığı her krizde geriye döner, eski yönetimler benzer krizleri nasıl aşmışsa, onu hayata geçirir.
Bugün İHO’nun yaptıklarının değişik atraksiyonlarını geçmişte diğer yönetimler ve başkanlar yaptı. Ben bunu deyince;
Algıcı oluyorum.
Bu anlamda Hasan Kurt, bana yükleniyor. Oysa o Hasan Kurt, Trabzonspor’da gençliğinden bu güne ne algılar yaptı. Ne algıların başrol oyuncusu oldu. Beni de kendi gibi sanıyor.
Hani derler ya, kişi karşısındakine kendi gibi bilir.
Hasan Kurt, bana İHO’nun algıcısı diyor, kalleşçe iddiaları ile milletin kafasını karıştırıyor.
Kendisine 1 liralık manevi tazminat davası açtım.
O bir liralık manevi tazminat davasını kazandığımda , ki buna eminim; bilecek ki  Ali Savaş, 50 bin liralık da kazanabilirdi. Ama çoluğunun çocuğunun nafakası üzerinden hak gaspı yapmadım. Kendi haysiyet gaspı yapmaya devam ediyor.

+++

Ben bu kulübün 35 yılını biliyorum.
Örneğin kurulları ile 50 kişilik yönetim biriminin seçiminde, sandıklardan 42 oy çıktığında, tesislerde 300 oyun kullanıldığına dair tutanak tutulduğunu da biliyorum.
O zaman bunu mubah sayanlar, bugün İHO’nun benzer hamlelerini günah sayıyor.
Bense dün de böyle oluyordu dediğimde; İHO’cu oluyorum.
Mesele, futbolun endüstriyelleşmesi ile menajerlik sistemi devreye girdikten sonra, İHO’da ondan öncekiler de bu müesseseye, iyi para kaptırdı. Dün de kaptırdı, bugün de. Ama İHO az ya da fazla. Kaptırdı. 
Ben bunu söyleyince; İHO’cu oluyorum.
Neyse.
Ama şunu söylüyorum.
İHO ve yönetimi, Trabzonspor’u kötü yönetmiştir. Borçlandırmıştır.
Eeee, Nuri Albayrak’ın anasını ağlatmadık mı?
İbra etmedik.
O gelenek hala devam ediyor.
Nuri Albayrak’ın kulübü batırdı dediği borç 60 milyon lira.
Sadri Şener’in ki kaç lira.
İHO’nun kaç lira.
Katlamalı gelmiş.

+++
Bu takımın teknik adamlarından biri şunu demedi mi (Hadi adını verelim, Giray Bulak) bana yaptı açıklamasını, manşete çekmiştim.
Borçlanmadan korkmamak gerek, borçlanıp iyi kadro kuracağız sonra da şampiyon olup, maddi manevi büyüyeceğiz.
Şimdi ben İHO’da bunu yapıyor dediğimde, oluyorum İHO’cu.
Bulak, TV ekranlarında aşırı borçlanma kulübü batırdı diyor. Kendini inkar ederek.

+++

Dedim ya, ben bu kulübün 35 yıl içindeyim. Kimse, kendine özgü bir yönetim biçimi ortaya koymuyor, geçmişe bakıyor o örneklemeden hareket ediyor.
Bugün, İHO  tesisleri, Akyazıy’ı satacak diyorlar.
Ziya Bey satıldı, yerine koca koca apartmanlar dikildi, mal varlığı da sonra maliyeye borç karşılığı devredildi.
Onlar Ziya Bey’i hatırlatıp,  İHO’nun planı da böyle dediğimde, ben İHO’cu oluyorum.

+++

Ben ne İHO’cuyum, ne  O’cu ne Bu’cu.
Ben, Trabzonspor’da gri bölgedeyim.

+++

Atay Aktuğ, 100 bin üye kampanyası ile hormonlu üye sayısını çoğalttı. İHO bunu el altından yaparak daha profesyonel davrandı. 
Bunu dediğimiz zaman İHO’cu oluyorum.
Ben İHO’cu değilim.
Ben Trabzonspor’da benzer icraatları hatırlatarak, toplumun önüne bir gerçeği koyuyorum.

+++

Mesela, Trabzonspor bir Avrupa kupasından başarılı sonuçla dönerken, uçağın rotası değiştirilip Ankara’ya indirildi. Koca koca duayen yöneticilerimiz tarafından. Hemen apar topar zamanın Başbakanı Tansu Çiller’in makamına çıkartıldı. Tanıtım fonundan birkaç kuruş alırız diye.
Bunu yapanlar kulübü siyasete bulaştırmadı, İHO, Cumhurbaşkanının Cuma namazını takip ediyor diye suçlanıyor.
Yahu, futbolcuların teri soğumadan tanıtım fonundan üç kuruş alırız diye takımı siyasi bir liderin huzurun çıkar günah değil, İHO, siyasi liderle görüldü günah.
Ben bunu deyince oluyorum İHO’cu.
Beyler, kısa ve öz.
Trabzonspor’da herkes adamına göre Trabzonsporlu.
Bu gerçeği kabulleneceğiz kimse de beni durduğu pozisyondan o’cu bu’cu ilan etmesin.
Daha namahrem konuları gündeme getiririm.