Diyorlar ki Trabzon’un Taksim gezi parkı ne?
Ayasofya’nın cami’ye çevrilmesi mi?
Çevre düzenlemesinde hoş olmayan binalar yapılacak oluşu mu?
Boztepe’ye silueti bozulacağı varsayılan teleferik mi?
Çukurçayır’ın rezil durumu mu? Hala doğa kıyımının devam etmesi mi?
Pelitli’nin son hali mi?
9 ay sonra nasılsa yokum ver imarı, denilen belde belediyelerindeki kaçak yapılaşmalar, ucube yapılara verilen izinler mi?
Akyazı’nın dolgusu mu?
Meydan Parkı’nın şoku mu?
Maraş’ın trafik konusu mu?
Sahi ne, Trabzon’un Taksim Gezi Parkı.
Aydınlık evler vadisinin imara açılması ile ilgili belediyeye baskı mı
CHP’li meclis üyelerinin surlardaki kentsel dönüşümde ilginç oyları ile bazı konutları(!) kurtarması mı?
Gazipaşa’da ki belediye otoparkları mı?
Ya da Trabzon’un merkezindeki sokak aralarında mantar gibi bitin çay evleri mi?
100 yıl parkının elden gidişi, dolgu alanlarında yapılaşma, Ganita’nın gaspı mı?
Kalepark’ın artık halka açılması ile ilgili yoğun talebi mi?
Ne, Trabzon’un gezi parkı?
Konuştum, gözlemledim, sordum, soruşturdum, Trabzon’un Gezi Park’ını buldum.
Teşvik, teşvik, teşvik.
Trabzon’da giderek issizlik artıyor. İş veren istihdamı destek teşvikinin kaldırılması ile zor da. İssizler ordusu artıyor. İşten çıkarmalar devam ediyor. Kayıt dışılık her alana sıçradı.
Trabzon’un gezi parkı teşvikte bir arpa boyu yol alınamamasıdır.
Patlamak üzere işçisi iş vereni, bilesiniz…
İYİ Kİ DIŞ GÜÇLER VAR…
Taksim Gezi parkı olaylarını bilmem ama, iyi ki, Türkiye’de şike sürecini;
Takip eden.
Kollayan.
Gözleyen.
Yorumlayan.
Dur hele diye posta koyan.
Talimat yağdıran.
Baaaaa baaaa baaa diyerek işaret parmağını sallayan.
Kendi başına buyruk olamazsın kahraman.
Formatlayan, gerekirse RECED’lerim diye uyaran.
Adam kayırmayan.
Kıydırmayan.
Mağdurun yanında, mağrurun karşısında olan.
Gerçeğe inanan.
Asıl işte bize bu vatan..
Bir dış güç, UEFA var da hakkımızı, hak ettiğimiz almayı bekliyoruz.
Düşünseniz ya.
Türkiye futbolu UEFA denen bir dış güçle entegre olmasaydı, asrın en ahlaksız olayı şike hadisesinde halimiz nice olurdu.
Sokağa çıksa Toma’lar.
Bağrıp çağırsa coplar.
Azıcık ileri gitsek, tazikli sular.
Ardından gazlar.
İyi ki dış güç UEFA diye biri var…