Trabzonspor’da genel kurul süreci başladığından bu yana benim bir iddiam vardı.

Diyordum ki..

Trabzonspor’da iş adamı profilli başkan adayı dönemi bitmiştir.

Ancak, hala bu profilli başkan adayı seçeneğinin geçer akçe olduğu inancı ortadaki kargaşayı yarattı.

Oysa, Şenol Güneş hala daha şimdi an olarak ben başkan adayıyım desin, kargaya kaos biter.

Bakın, iş adamı profilli başkan adayları her konuşmasında paradan bahsediyor. Bu iş parasız olmaz diyor.

Sanki, Trabzonspor hep paralı başkanlarla yönetildi, başarıları da onlar sayesinde aldı.

Özkan Sümer, Atay Aktuğ ve Sadri Şener döneminde Trabzonspor’un yakaladığı başarıları istatiki olarak burada sıralayacak değilim.

Sadri Şener son dönemdeki başkanlığı ile iş adamı profilli değildi bunu da hatırlatayım.

Şimdi diyeceksiniz ki, iş adamı profilli olmayan başkan adayı kim?

Öyle bir aday var mı?

Evet var.

Hakan Kulaçoğlu.

Ben savunduğum fikirden cayacak değilim. Hakan Kulaçoğlu, iş adamı profilli başkan adayı çizmediği için iş adamı olmadığı için bana daha sempatik geliyor.

Hakan Kulaçoğlu’nun sizin ayağınıza değil siz onun ayağına giderek dinlemenizi, Trabzonspor ile ilgili projeleri hakkında bilgilenmesizi özellikle öneriyorum.

Trabzonspor’un kupa seyahat programı ve facia

Son yıllarda özellikle bu sezon Trabzonspor’un bazı deplasmanlarına özel uçakla seyahatine ben de katıldım.

Sanki maça cenaza taşınıyordu.

Son derece katı kurallar. Futbolcular kendi halinde. Uçaktaki misafirler taraftarlar ve yöneticiler kendi halinde.

Herkes kafasına göre takılıyor.

Maça gitme havası yok.

Eskiden öylemiydi. Uçağın için maça gidişte bir karnaval havasına bürünürdü. Kemençesi atma türküsünü söyler. Futbolcular taraftar ve gazetecilerle şakalaşır bir yönetici futbolcuyu yanına almış onu maça hazırlandı.

Şenol Güneş ile birlikte son derece güzel bir proje olan deplasman kombineleri de kalktı. Ne oldu? Ne yararı oldu?

Son deplasman seyahatlerinde uçağın içe öyle ruhsuz öyle maçtan kopuk öyle donuk öyle soğik ki, görsen millet sanki ölüme gidiyor.

Hele bir Bursa maçına gittim, olmaz böyle bir şey.

Bu takım, Bursa’dan puan alamaz dedim. Nitekim de öyle oldu.

Şimdi Trabzonspor bir ömre bir yıla bir hırsa bedel olan kupa final maçına da aynı gidiyor.

Özel uçak kimseye açık değil.

Niye?

Bu nasıl bir ilkel uygulama.

En ilginci takım kupayı kazandığında da aynı dönecek. Uçakta kimse yok. Kendi çalıp oynayacak.

El oğlu, rakip sahada mağlup oluyor soyunma odasından görüntüleri kamuoyu ile paylaşıyor.

Kupayı kazanan Trabzonspor dönüşte uçağında kendinden başka kimse yok. Ne gazeteci var. Ne taraftar ne de kemençesi.

Ölü mü taşıyor ki böyle yapılıyor.

Bu aklı yönetime kim verdi.

Bunu duyar duymaz Sadri Şener’i aradım. Böyle bir mantık anlayış olmaz dedim. Hak verdi.

Şu deplasman radikalığına Trabzonspor’u kurban eden anlayışı lanetliyorum.