Mahalle maçlarını anımsadım, zengin veletin topu vardı ya, istediği takımı yapar, en beceriklileri kendine seçer sonra da "Taş üstü" geçse bile top gol der, itiraz ettiğimizde de alırdı topunu giderdi.
Oyunda yarıda kalır, hevesimiz de.
Ben bu Avni Aker'de Trabzonspor'da çok şey gördüm ama Volkan'ın yaptığı gibisini görmedim. Mahalle maçında mı sandın koçum kendini. Top bile senin değilken nedir bu kabadaylığın..
Taraftar futbolun velinemitidir.
Futbolcu sanatçıdır. Sahneye baban da ölsen çıkacaksın. İçin kan ağlasa da "palyaçoysan" güldüreceksin. Yüreğine akan "Kan" da olsa.
Volkan'ın oyunun yarısında çizdim oynamıyorum demek;
-Trabzonspor'da takım ruhu olmadığını
-Teknik adam motivasyonu bulunmadığını
-Yönetim otorisetisinin bir gıdım bile bulunmadığının göstergesidir.
Bir profesnoyel hak ettiği parasını alırken bütün olumsuzlukları da bilerek görerek anlayarak horona girer, terler.
Sana küfür de edilir ki ayıp.
Buna cevabın o adama kendini alkışlattırmaktır.
Tribünü gözleyeceksin. Adamı belleyeceksin. Göz göze geleceksin, golünü atacaksın, gidip tam karşısında sevinip türükttüğünü yalatacaksın.
Yok öyle cepheyi terk etmek.
Yok öyle oyun taktiğini tökezletmek
Yok öyle yan çizdim oynamamak
Yok öyle sorumluktan kaçmak
Yok öyle formanı kurbanlık koyun gibi kör biçakla kesmek.
Yok öyle yok.
Bu maçtan galip gelmissin, mağlup olmussun oyun taktiğinde şu bu o eksikliklerden dert yanmışsın..
Hiiiçç anlamı yok, Volkan'ın sayesinde.
Volkan bu biriysel hareketi ile aslında Trabzonspor'un toplumsal, kitlesel zihinsel, ruhsal ve de bilimsel çöküsünü bize gösterdi.
Onun için teşekkür edelim...!