Sevgili okurlar, gökyüzünde pırıl pırıl açan Güneş, yüzünü göstermeye başladı.
Uzun ve yağışlı geçen kış aylarının ardından Trabzon'da yeni umutlar yeşeriyor. Çünkü bu şehirde güneş sadece havanın ısınması anlamına gelmiyor. Güneş demek yaz demek. Yaz demek ise turizm demek.
Son yıllarda Trabzon ekonomisinin en önemli başlıklarından biri turizm oldu. Şehir artık sadece fındıkla, balıkla ya da futboluyla değil, turizm yatırımlarıyla da anılıyor. Her yaz sezonu öncesinde oteller, restoranlar, ulaşım sektörü ve esnaf yeni sezona hazırlanıyor. Çünkü binlerce insanın ekmeği artık doğrudan ya da dolaylı olarak turizmden geçiyor.
Trabzon'un turizm hikâyesi önce Arap turistlerle başladı. Körfez ülkelerinden gelen ziyaretçiler şehrin ekonomisine önemli katkılar sundu. Ardından sağlık turizmi gündeme geldi. Son yıllarda yapılan sağlık yatırımları, özel hastanelerin artan kapasitesi ve uluslararası hasta kabulüne yönelik çalışmalar yeni bir ekonomik kapı araladı.
ÇİN TRABZON'A İLGİ DUYUYOR
Şimdi ise Trabzon'un gündeminde yeni bir başlık var: Çin. Dünyanın en büyük turist potansiyeline sahip ülkelerinden biri olan Çin'in Trabzon'a olan ilgisi her geçen gün biraz daha artıyor. Bunun nedeni yalnızca turizm değil. Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesi Trabzon'u da yakından ilgilendiriyor. Çinli iş insanları Karadeniz'in lojistik gücünü, Trabzon Limanı'nı, bölgenin Kafkasya ve Orta Asya'ya açılan stratejik konumunu dikkatle takip ediyor. Aslında mesele sadece birkaç turistin Trabzon'a gelmesinden ibaret değil.
Mesele; ticaret, lojistik, yatırım ve uluslararası ilişkilerin oluşturacağı yeni ekonomik ekosistemdir. Bu noktada Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası'nın uzun süredir sürdürdüğü girişimler dikkat çekiyor. Aynı şekilde TİSAD'ın Çin pazarında yaptığı tanıtım faaliyetleri ve yerel yönetimlerin uluslararası organizasyonlara katılımı da Trabzon'un adının Çin'de duyulmasına katkı sağlıyor.Bugün Çin pazarında atılan her adımın yarın Trabzon'a turist, yatırımcı ve ticaret hacmi olarak dönme ihtimali bulunuyor. Elbette bu süreç kolay olmayacak. Çinli turist profili, Körfez ülkelerinden gelen turist profilinden oldukça farklı. Beklentileri farklı, seyahat alışkanlıkları farklı, harcama eğilimleri farklı.
Bu nedenle Trabzon'un yeni döneme hazırlanması gerekiyor.
Çince bilen rehberlerden dijital tanıtıma, ulaşım altyapısından doğrudan uçuşlara kadar pek çok konuda hazırlık yapılması şart.
Eğer doğrudan uçuşlar artırılır, tanıtım faaliyetleri sürdürülür ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler güçlenirse Trabzon'un Çin pazarındaki bilinirliği çok daha üst seviyelere çıkabilir.
Ve bu durum yalnızca turizme değil; lojistikten ihracata, ticaretten yatırımlara kadar birçok alana yeni fırsatlar sunabilir.
Şunu kabul etmek gerekiyor...
Trabzon son yıllarda turizmde önemli bir deneyim kazandı.
Arap turistleri ağırladı.
Sağlık turizmini geliştirmeye başladı.
Şimdi önünde yeni bir kapı açılıyor.
Çin kapısı...
Bütün bu gelişmeleri alt alta koyduğumuzda Trabzonluların Çinlileri sevdiği sonucu ortaya çıkıyor.
Ama asıl soru şu:
Çinliler de bizi sevecek mi?
Bu sorunun cevabını önümüzdeki birkaç yıl içerisinde göreceğiz.
Ancak kesin olan bir şey var.
Trabzon, artık sadece Karadeniz'in değil, dünyanın dikkatini çekmeye çalışan bir şehir konumunda.
Ve bu yarışta kazanmanın yolu, gelen misafiri beklemekten değil, ona hazırlanabilmekten geçiyor.

