Bu tartışmayı alevlendirmek isteyenler de yok değil.
Oysa, bu tartışmanın Trabzon’a bir faydası yok. Zararı çok.
Elbette, Haluk Pekşen’in dikkat çektiği konularda haklılık yapı var. Bu konuda bir lafımız yok. Ancak uslup çok hoş değil.
Vali Öz’ün de kendi uygulamaları ile ilgili olarak eleştirilmesine hoşgörü ile yaklaşabileceğini söylemesi de güzel bir tavır. Ancak O’nun da “Çap” konusunda, milli iradeden hareketle benzetme yapması, doğal bir tepki olsa da yanlış oldu.
Şimdi, bu tartışmanın bitmesi gerekirken, olaya Büyükşehir Belediye Başkanı girdi. Daha önce de Ak Parti Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu sert bir açıklama yaptı. Ak Parti’nin parti faaliyetlerinde göremediğiniz siyasi işler sorumlusu bir anda durumdan vazife çıkardı, Pekşen’e yüklendi. Partisinin bütün etkinliklerinde kendisini geri çeken Hasan Dilekoğlu, bu olaya balıklama daldı.
Tartışmanın daha ne kadar süreceği belli değil.
Gazeteciler de yorumları ile olayı gündemde tutuyor.
Bu tartışmaya gördüğüm kadarı ile “Yangına benzinle” gidenler var.
Hiç gerek yok.
Şimdi, Trabzon’un en akil kurulu ve en akil iki kişisine buradan çağrı yapıyorum.
O akil kurum; TTSO
O akil insanlar; Suat Hacısalihoğlu ile Şadan Eren.
Tezden bu kurum ve iki kişi; Vali Öz ile Pekşen’i bir araya getirmeli ve ara bulucu olmalıdırlar.
Pekşen, muhalefet milletvekili olarak eleştirisini yapacak.
Öz, de bu eleştirileri özümseyecek.
Kimse, üslubunu bozmayacak.
Suat Hacısalihoğlu ile Şadan Eren; bir an önce Pekşen ile Öz’ü bir araya getirmeli. Bu bir yemek olur, yemek sonrası kahve içme olur. Bir biçimi ile bunu yapmalılar.
Trabzon’un bu kavga ile kazanacak bir şey yok.
Her yönetim kendi adamı ile çalışır gerçeği ve Ulaş Özdemir
Trabzonspor’u yöneten her yönetim kurulu, ABD’ye yeniden keşfederek icraata girişmez. Çünkü yol ve yöntem bellidir.
Trabzonspor’u yöneten her yönetim kurulu, bir sorun ile karşılaştığında geriye döner bakar, kendinden öncekiler benzer zorunu nasıl çözmüşse, o da öyle çözer.
Trabzonspor’u yöneten her yönetim kurulu, kendinden öncekiler gibi kendi ekibi ile çalışır.
Mevcut yönetim kurulu da öyle yapıyor.
İHO ve öncekileri ne yapmışsa o da aynısını yapıyor.
Ulaş Özdemir’in Trabzonspor’da medya ve iletişimden sorumlu genel müdür yardımcısı olmasının da mantığında bu vardır.
O nedenle kimse bu seçime öyle ya da böyle yorum getirmesin.
İHO benzer koltuğa İstanbul’dan adam getirdi.
Öncekiler de kendi dost halkasından.
Bu iş böyle.
Böyle olunca da kimsenin laf etmeye hakkı yok.
Ulaş’a başarılar diliyoruz.
Cesurdur.
Paylaşımcıdır. Fikir üretir.
Trabzon nere? Kütahya ne alaka!..
Bütün dinamiklerimiz ile bir Kütahya kadar olamadık(!)
Şimdi Trabzon nere, Kütahya ne alaka diyorsunuz ki, demeyin çok alaka var.
Trabzon’da geçen hafta, Turizm çalıştayı yapıldı. İlgili bakanlığın Trabzon dinamiklerinin çok gerisinde olduğu bir kez daha görüldü. Biz, Trabzon’a THY’larından 700 uçak talep ediyoruz, onlar Trabzon’un körfez ülkelerinde tanıtacağız diyor. Biz, Trabzon havaalanına da 6 bin dolarlık yakıt teşviki dedik, onlar, İzmir, Antalya, Alanya, Bordum, Dalaman ‘da bir uygulamayı görelim, sonra size dönelim dediler.
Ve bu havaalanların kapsamına son dakikada Kütahya Zafer Havaalanı da eklendi. Kütahya’da gazeteci dostları aradım, hayırlı uğurlu olsun dedim. Bu işi nasıl başardıklarını bir kampanya yapıp yapmadıklarını sordum. Haydaaa.. Haberi benden öğrendiler. Adamların hiç gündeminde olmayan bir mevzuu piyango gibi Kütahya’ya vurdu.
Biz, harıl harıl yalvarıyoruz, Trabzon havaalanını da kapsama alın. Kütahya’da, ya bizi niye bu kapsama aldılar diye şaşkın.
Bir de millet Temel fıkralarına güler, alın size tam organik, Ankara fıkrası.
Ertelenmeyecek bir proje; Trabzonspor TV
Trabzonspor’un kitle iletişiminde, taraftar toplamasında, kitlelerin doğru bilgilendirilmesinde, kulüp taraftar dayanışmasında, gelecek sezon ile ilgili kombine bilet satışlarının kampanyasının duyurulmasında, kulübün dünü ile bugüne arasında köprü kurulmasında, binlerce taraftarın, kendi takımının kitle iletişim aracı ile bilgilenmesinde, işin ciddi mesajları ile magazinsel yönünün ekranlara yansıtılmasında;
Trabzonspor TV en elzem projelerden biridir.
Taraftar takımını yaşayacak. Tarihini bilecek, geçmişini de izleyecek. Hissedecek. Yayıncı kuruluşun keyfine göre takımından haberdar olmayacak.
Artık yeni nesil kulüp anlayışı ile taraftarlıkta şu var.
Takımını, kulübü hakkında her saniye, bilgilenme isteği.
Bunu da kulüp TV’si yapar.
50. yılında Trabzonspor’a şampiyonluk vaad eden yönetimin 50.yılda Trabzonspor TV’yi de devreye sokması gerekiyor. Hiç ertelemeye gerek yok. Bu işin tasarrufu olmaz.
YAŞASIN ADAMINA GÖRE TRABZONSPORLULUK…
İçimize,ruhumuza, aklımıza ve vicdanımıza ne yazık ki şu kural işledi..
“Adamına göre Trabzonsporluluk..”
Türkiye’ye örnek gösterilecek vakurlukta, müthiş bir kongre yaptık. İş başına sandık idaresi ile bir yönetim getirdik. Ama hey hat, hala genel kurul salonunda ve öncesinde kalanlar var.
Çünkü, adamına göre Trabzonsporluyuz da ondan.
Usta ve arkadaşlarının çabalarına saygı duyuyoruz. Ama ne yazık ki, onlar da kendinden öncekiler gibi kutuplaşmış durumda. Bu camiada “Biat” önemli bir kriterdir. Biatin ekseni(!) değiştiğinde yönetimlerin başarılı olma şansı(!) yoktur. Ve bu camia özellikle son 20 yılında, siyaseti kullanamamış, siyaset onu kullanmıştır. Bugün, Usta ve yönetiminin siyasi irade ile kurduğu ilişkileri bundan öncekiler de kurdu ama şimdikiler kadar hoş görüyle karşılanmadı.
Niye?
Çünkü bugün bu anlamda gündem oluşturacak güçler Usta yönetiminin biçimlenmesinde, şekillenmesinden direkt etkili oldular. Ve bu yönetim ekseni kayan biatı kendi kulvarına tekrar taşıdı. Böyle olunca da yönetim ile siyasi irade ilişkisi, rutin ve olması gereken seyirde gidiyor deniliyor.
Oysa, bundan önce de seyir rotası aynıydı. Biçimi farklıydı.
Yani, şu ünlü reklamdaki gibiyiz…”Yok aslında bir birimizden farkımız, biz Osmanlı Bankasıyız…Adamına göre Trabzonsporluyuz”