Geçen hafta içi öğlen arası kendi aracımla Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi'de yatmakta olan bir hastayı ziyarete gittim. Gidiş ve dönüş dahil olmak üzere hastamı 10 dakika görmemle birlikte tam bir buçuk saatimi aldı. Bu durum zamanın ne kadar kıymetli ve önemli olduğunu bilenler açısından ancak bir şey ifade eder, diğerleri için değil.

Bunun dışında gidiş ve dönüşte ne kadar dönemeç(viraj) döndüğümü, kaç tane mazgal kapağı çukuruna düştüğümü veya tümseğinden zıplamak zorunda kaldığımı sayamadım bile. Nihayet hastaneye ulaştım derken yeni belirsizlikler karşıma çıktı. Girişte güvenlik görevlisi arkadaşlar tarafından kapalı otoparka yönlendirildim ve otoparka girdim. Ancak içeride hiçbir yönlendirme yok, işaretler yetersiz, görevli hak getire, dönüp duruyoruz, kata çıkacak yolu bulabilmek için. Dönüp dürüyoruz diyorum, çünkü sadece ben değil birçok insan da büyük bir güruh şeklinde bir sağa, bir sola gidip geliyor ve bir türlü kata çıkacak yolu bulamıyor. Nihayet bütün kapıları deneyerek kata çıkabileceğimiz asansörlerin olduğu bir salona kendimizi atabildik ve bu sefer de asansör beklemek için bir sürü zaman geçirdik. Bu esnada herkes hastanenin buraya taşınması ile ilgili kendince birçok güzel (!) fikrini de beyan etmekten imtina etmedi ve ilgililer içinde ayrı ayrı olumlu (!) düşüncelerini paylaştı. Sonuçta kimse memnun değildi ve zorunluluk karşısında hastalarını yatırdıklarını söylüyordu.

Binanın içine girdikten sonra göze çarpan şeylerde ilginçti. Bazı yerlerde boyalar dökülmeye başlamış, bazı yerlerde su kaçakları var. Asansörlerden garip sesler geliyor ve yarım metre aşağıda veya yukarıda duruyor. Personelle konuştuğumuzda ise elektrik, su ve ısınma ile ilgili sıkıntıların olduğunu da öğreniyoruz. Ayrıca yağışlı havalarda akıtan çatımız da mevcut. Daha yazacak çok şey var bir yılı dolmamış ve mimari harikası(!) bu yeni bina için ama anlayan ne denmek istediğini anlamıştır bu kadarla.
Neyse hasta ziyareti bitti ve aynı zorluklarla otoparka geri indik ancak bu defa çık çıkabilirsen. Herkes aracıyla birlikte dön babam dön, dön babam dön çıkışı bulabilmek için ama ne mümkün. Uyduruk bantla bir işaretleme ve bir çıkış tabelası gerisi kaldı Allah'a. Otoparktan çıkmak için gerekli işaretleme ve yönlendirmeler yok denecek kadar az ve görevli kimse yok, sanki labirent içindesin. Allah'tan bir süre sonra araç sürücülerinden biri rastgele çıkışı buldu ve diğerleri onu takip ederek çıkabildi.

Şimdi bir durum değerlendirmesi yapmak lazım diye düşünüyorum. Bu hastaneye ilk gelen bir kişi bu sıkıntıları yaşarsa siz ona ne anlatırsanız anlatın hangi binayı yaparsanız yapın o yaşadığını ve gördüğünü bilir. Herkes buraya makam araçları ile ve bir süre koruma veya yardımcı ile gelmiyor. Vatandaş için lütfen empati yapalım, biraz insaf edelim.
Sağlık hizmeti sunmak için dağın başını seçmek zaten yanlış bir karardı ama binanın kullanılabilirliği ve insan için kolaylaştırıcılığı da hiç düşünülmemiş.
Bu binanın birçok eksiği var ve bunlar şu ana kadar giderilemedi ve bu eksikleri ile bu bina ilgili kişilerce yeterli görülüp kullanıma açıldı. Ancak yüklenici firmanın battığı söyleniyor, eksikliklerin bu nedenle muhatap bulunamadığı için giderilemediği söyleniyor vs. vs… Peki bu eksik binayı teslimi yapılmadan yangından mal kaçırır gibi hizmete açanların hiç mi günahı yok. Buradan doğan maddi ve manevi zarar devlete yük değil mi? Yazık değil mi bu vatana, bu vatandaşa. Rant birilerinin gözünü öyle bürümüş ki artık bu aşamadan sonra ne söylesek boş.

Kısacası bu eziyeti, pardon bu eseri ilimize kazandıranlara bir kez daha dua(!)larımla…