40 yıl düşünsem, aklımın ucuna gelmezdi; Fenerbahçe’ye teşekkür edeceğim.
İyi ki, sevgili rakibimiz, diş bilediğimiz ezeli rekabet içinde olduğumuz, komploların, şikelerin, kirli futbolun sembolü, şike yaptığı mahkeme kararı ile belirlenen Fenerbahçe; Orduspor’u yendi de rahat(!) bir nefes aldık.
İYİ Kİ VARSIN FENERBAHÇE!
Biz, yenmemiz gerekenleri yenemiyoruz, Fener’in Ordu galibiyeti ile teselli buluyoruz.
Ne hallere geldik değil mi..?
Geldik işte.
Şimdi kimse bana bu felaket tablosundan şunu bunu sorumlu tutma bağırma, çağırma, gitme kürekle yangına demesin.
İçim yanıyor. Kazılıyor.. Yürek ağlıyor. Forma cızlıyor.
FERYADA GÜCÜM YOK…
Kuşkusuz şu aşamaya gelindikten sonra feryada da gücümüz yok ama, içimize sindirip zamanı gelince hesabını soracağımız anlar olacak.
Ben özellikle, adını Gurbetçi Gençler olarak duyduğumuz taraftarımıza seslenmek istiyorum.
Son 4 haftanın iki maçını deplasmanda izledim. Bu genç arkadaşları deplasmanlarda maç başladığı andan itibaren yönetime ve Sadri Şener’e yükleniyor. Toplu halde sinkaflar yağdırıyor. Şener’i hedef alıyor. Saha ile ilgilenmiyor. Takımın ateşlemiyor, yönetimli uğraşıyor.
Şu kritik süreçte bunu niye yapıyor. Bu kadar mı duygularına esir oluyorlar. Akıl tutulması yaşıyorlar. İleriyi göremiyorlar.
GURBETÇİ GENÇLER KESKİN SİRKE GİBİ
Bu kadar mi fevriler, niye fotoğrafın tümünü göremiyorlar. Niye, takımlarının sadece başarılarına odaklanmışlar, niye TFF’nin oyununu hakemlerin gazabına hiçbir yorum getiremiyorlar.
Niye düz mantık ile yol alıyorlar.
Niye?
Yanan yüreğiniz de tutuşan takımımız. Ne olacak şimdi?
Üzülüyorsunuz, ağlıyorsunuz, kahroluyorsunuz. Biz olmuyor muyuz?
O gitsin şu gitsin defedin bunları dedikçe çözüm ne onu niye gündeme getirmiyorsunuz?
Gurbetteki acının ağır bir kurşun yarası gibi olduğunu biliyoruz.
Ama, sizden 4 haftadır anlayış bekliyoruz, hiç de bu anlayışı göremiyoruz.
YÖNETİCİLİK KRİZ ANINDA BELLİ OLUR
Trabzonspor kötü yönetiliyor. Trabzonspor şike süreci başladığından bu yana iradesini kaybetti. Kriz anına girdi yine kaybetti. Toparlanamıyor. Yönetimin bu krizden çıkacak gücü hamlesi yok. Akıl tutulması yaşanıyor.
Akhisar dönüşü Sadri Şener’in bırakıyorum gidiyorum tepkisinde bile kriz anını yürütecek sağ duyulu bir yöneticimizin olmamasından kaynaklandı. Bir yönetici dostumuz ağabeyizim kardeşimiz Şener’in yanına gitse, “Başkan şu cep telefonunu ver bana bir müddet bende kalsın” dese, Şener’in ilk tepkileri ne medyaya yansıyacak ne de yansıyan bu tepkiler gündem olacak.
Başkanı duygusallığı ile yalnız bırak. Kendini bak. Kriz anını yöneteme sonra Trabzonspor’a yönetici ol. Yok ya.
İyi günde herkes Trabzonspor’u yönetir. Önemli olan kriz anlarında pratik zekanla davranabilmektir.
Eğer onun bunun şunun kontenjanından Trabzonspor’a yönetici olursan Akhisar maçı dönüşü olduğu gibi başkanın duygusal serzenişleri ve çıkışlarına zemin hazırlarsın.
ŞENER DÖNER DE!
Peki Sadri Şener döner mi?
Döner.
Sani Şener O’nu ikna eder. Şener, herkesten önce Sani Şener’i dinler. Sani Şener’de abisine geri dön der.
Şener geri dönerse ne olur?
Trabzonspor ciddi bir yara almış olur. Eskisi gibi olayı sahiplenmez, psikolojik olarak etkilendiği için azmi yitmiş olur.
TRABZONSPOR’UN DA AKİL İNSANLAR KOMİSYONUNA İHTİYACI VAR
O halde.
Alın size çözüm.
Sakalımız yok ki dinlensin.
Yine ağabeyler, amcalar, devreye girecek kendi bildiklerini yapacak.
Çözüm şudur.
Yönetimle sıkı ilişki içinde olacak gayri nizami bir kriz komisyonu kurulmalı.
Bu memlekette Akil insanlar komisyonu kuruldu. Karadeniz’de de var. Ekip oluştu.
Trabzonspor’un de yönetimle birlikte çalışacak onların sağ duyulu kararlar almasını sağlayacak. Manevi desteğini verecek.
Tesislerdeki rutin işleri takip edecek 24 saatini kulübe ayıracak. Sokağa inecek, takım dinamiklerini harekete geçirecek, futbolcular ile ilgilenecek aile bağlarını kuracak akil insanlardan oluşan bir komisyon kriz ekibi oluşturulmalı, görevine hemen başlamalı.
Bu komisyonun içinde, efsane futbolcu olmalı.
Efsane yönetici de. STK’larının temsilcileri. Tıpkı barış süreci denilen süreçte kurulun akil insanlar komisyonu gibi.
Trabzonspor’un yönetimle paralel böyle bir kriz ekibine ihtiyacı var. Sanatçısı olacak, eski başkanı da bulunacak.
Tezden bu yapılmalı.
Yoksa Trabzonspor elimizden kayıyor..
Bilesiniz…