Bir kere şunu söyleyeyim. Trabzonspor futbol falan oynamıyor. Düşünün Trabzonspor ilk yarıyı 2-1 önde kapatmasına rağmen pas oranlarına baktığımızda ligin en kötü takımı bordo-mavili takımdan daha fazla pas alış verişinde bulunmuş. Bu olacak şey değil… Demek ki bir yerlerde bir terslik var. Ben bu tersliğin Bjelica’dan kaynaklandığını iddia ediyorum. NOKTA  

Maç başlar başlamaz golü bulan taraf Trabzonspor oldu. Dk 2’de Bakasetas’ın kullandığı korner atışına sahanın en uzun boylusu Onuachu kafayla dokundu ve topu ve kaleci Erdem Canpolat’ı filelere beraber gönderdi. 1-0 

Osman Özköylü’nün taktiği aslında savunma yerleşkesinde kalmaktı ama golü erken yiyince el işaretiyle çıkın talimatını verdi Pendiklilere. Bu dakikan itibaren Trabzonspor’dan daha iyi oynamaya başladıklarını belirteyim.. Fakat ikinci golü bulan gene Trabzonspor oldu, o da ilginç bir gol oldu, anlatayım… 

Bakasetas serbest atış kullandığı sırada, Pendikliler doğal olarak baraj kurdular ve bir arkadaşlarını da barajının arkasına yatırıp önlem almaya çalıştılar ama olmadı. Ne oldu biliyor muşunuz? Bakasetas’ın o şutu barajda yerde yatan futbolcunun ayaklarına çarpıp gol oldu. Futbol ne ilginç bir oyun değil mi? 

Gelelim Trabzonspor’un yediği gole. Öncesinde Mendy’e kesin faul vardı. Hakem Bahattin Şimşek direkt golü verdi. VAR’dan uyaranda olmadı, garip olan Trabzonsporlu futbolcularda o pozisyona itiraz bile etmediler. 

Birde Mehmet Can tam atağa kalkarken kendisine faul yapıldı ama biz durumu galiba ters anlamışız! Halbuki Pendikli oyuncuya faul yapılmış. Gel de gülme!.. Yani diyeceğim şu ki, Hakem Şimşek maçta yoktu sanki.. Formsuz olduğu her halinden belliydi. 

Visca’yı çok beğendim diyerek devam edelim. Takımın hücumda çıkmasındaki en etkili oyuncuydu. Onuachu’ya gelince, her hafta golü var adamın. Daha ne olsun.. Abdülkadir Ömür’ü kesen Bjelica’nın Trezequet’e şans vermesine rağmen ilk yarıda hiçbir faydalı hareketini göremediğimizi de söylememiz gerekiyor. Galiba aklı Afrika kupasında… Ama biri ona Trabzonspor’da oynadığını hatırlatması gerekiyor. 

Mendy’e gelince iyi oyuncu tamam da, her maçta sarısı var. Derken, ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan atıldı ve takımını 10 kişi bıraktı, hem de çok kritik dakikalarda. Birilerinin uyarıda bulunması gerekmiyor mu? mesela başta hocası Bjelica’nın.. Haa kimseyi dinlemiyor mu?  o zaman da oturtursunuz kulübeye, bakın nasıl aklı başına gelmeye başlıyor… 

Neyse, Abdülkadir Ömür’ü oyuna alıyorsun tamam, sahanın en iyisi Visca’yı çıkartıyorsun. Ömür’ü sağ kanada yerleştiriyorsun.  Sonrada Fountas’a görev veriyorsun. Ama ne oldu Mendy oyundan atılınca tüm plan alt üst oldu değil mi Bjelica hoca. Mendy’nin takımını 10 kişi bırakacağını biz buradan hesap ederken sen bunu nasıl göremiyorsun anlamış değilim. Yazık… Larsen ve Berat’da oyuna dahil olunca, Trabzonspor takımı tam çorba oldu. 

Sonuç olarak, Trabzonspor öle bayıla Pendik maçını kazandı. Ama şunu da diyeyim. Trabzonspor’a yuhalatan futbol oynattığı sürece Bjelica’nın ömrü iyice kısalmıştır.