Hasan Kandaz yazdı

İkinci Dünya Savaşı, tarihin gördüğü en kanlı savaşlardan bir tanesidir. 

Dünya güçlerinin büyük bir kısmının katıldığı ve  iki askeri ittifakın birbiri ile çarpıştığı İkinci Dünya Savaşına katılan 30’dan fazla ülke ve yaklaşık 100 milyon personelin katıldığı topyekûn bir savaş olarak tarihteki yerini almıştır.

İkinci Dünya Savaşı’nın, Almanya’nın Polonya’yı istila ettiği tarih olan 1 Eylül 1939 tarihinde başladığı kabul edilmektedir. Almanya’nın bu istila hareketi neticesinde, İngiltere ve Fransa Almanya’ya karşı savaş ilan etmişler ve İkinci Dünya Savaşı 1939 yılında resmen başlamıştır.

WhatsApp Image 2023-12-03 at 08.46.16

1939 – 1945 yılları arasında cereyan eden 2 Dünya Savaşı’na giden yolda, 
1. Dünya Savaşı’nın mağlup devletlerinden olan Almanya büyük bir ekonomik krizle karşı karşıyaydı. 
İtilaf Devletleri ile Versailles Barış Antlaşması'nın imzalanmış olması, Almanya'yı askeri açıdan zor bir pozisyona sokmuştu.

Birinci Dünya Savaşı'nın neden olduğu yıkım ve sefaleti henüz tam anlamıyla atlatamamış dünya, 20 yıl sonra ırkçı, antisemitist Alman diktatör Adolf Hitler'in Nazi ideolojisiyle yönettiği ülkesini, bir dünya imparatorluğuna dönüştürme hevesine, milyonlarca can kaybına, soykırıma, savaş suçuna ve atom bombalarının kullanıldığı insan eliyle meydana getirilmiş en büyük felakete dönüşmüştür.
Avusturya ve eski Çekoslovakya'yı 1938'de çeşitli gerekçelerle topraklarına dahil eden Hitler, Polonya'ya yönelik sürdürdüğü yoğun propagandayla bu ülkeye saldırma niyetinde olduğunun sinyallerini veriyordu.
Sonucunda da öyle oldu.

Savaşın bitmek üzere olduğu son zamanlardı.
Pazarkapı Mahallesi'nde yirmi yıl muhtarlık yapan, Rahmetli babam Temel Kandaz'dan Pazarkapı açıklarında düşen Alman uçağıyla ilgili olarak çocukken anlatılanları dinlemiştim. Çok ilgimi çekmişti.
Sülükçüoğlu" lakabıyla tanınan dedem Celal Kandaz, iki metre boyundaki dev cüssesiyle Pazarkapı'da eski balıkhanenin yanında toptan ve perakende karpuz satışıyla uğraşırdı.
WhatsApp Image 2023-12-03 at 08.46.16 (1)
Dedem, aynı zamanda 1923 yılında kurulan İdmanocağı kulübünün kayıtlı lisanslı ilk güreşçisiydi.
WhatsApp Image 2023-12-03 at 08.46.16 (3)

Yani birazda iri cüssesini yaptığı ata sporu güreşe borçluydu.
Grekoromen güreşçisiydi, çok güçlü bir adamdı. Eskiler için çok tabir edilen bir oturuşta bir kuzuyu yerdiler diye hepimizin aşina olduğu bir söylem vardı.

Dedem de dedikleri gibi bir oturuşta bir kuzuyu yiyecek kadar güçlüydü.
WhatsApp Image 2023-12-03 at 08.46.17

Karpuz tezgahının yanında babası Temel Reis'in Kızılırmak deltasından getirip ona öğrettiği sülükçülükle de iştigal ederdi. Bundan dolayı çevresindekiler de ona sülükçünün Celal derlerdi ve vefat edene kadar da öyle anıldı.

Yıllar boyunca üç kuşak, Pazarkapı'daki müstakil evimizde sülükçülük yaptık.
Sülük deyipte geçmeyin, 1910 doğumlu olan dedem zamanında, hastahane yok, doktor yok, eczane yok, ilaç yok, yok oğlu yok!!!

O yıllar, yokluk yılları; ekmeğin bile karne ile verildiği yıllar!!! Mucize sülükler, dedem Celal Kandaz ve babaannem Aslı Kandaz'ın maharetli elleriyle birçok hastalığın tedavisinde, özellikle kadın hastalıklarında, çok önemli görevler üstlenmiştir."

WhatsApp Image 2023-12-03 at 08.46.17 (1)

Yıl 1945...

Moloz'a, şimdiki balıkhanenin önüne uçak düştü dediler, koştuk oraya. Bir Alman uçağı düşmüştü düşmüştü, içinde iki Alman subayı vardı. Canhıraş bağırtılarını duyan babam Celal Kandaz ve iki arkadaşı, yanlarına aldıkları kalın gemici halatıyla suya atlayıp yüzerek Alman uçağına ulaşmışlar ve uçağı kalın gemici halatıyla bağladıktan sonra yaralanan iki Alman subayını boğulmaktan kurtarıp kıyıya sağ salim çıkardıktan sonra, uçağı da bağladıkları halatlara asılarak kıyıya çekmeyi başarmışlardı.

Uçaktan çok genç, 20'li yaşlarda iki Alman subayı çıkmıştı. Rusya'yı bombalamadan dönüyorlarmış, önce Rusya'ya düştük zannetmişler, korkudan tir tir titrerlerken kendilerini kurtaranların Türk olduklarını görünce çok sevinmişlerdi.
Sonrasında gelen polislere teslim edilen subaylar sorgulanmak üzere karakola getirilmişlerdi.
WhatsApp Image 2023-12-03 at 08.46.16 (2)

Aradan 78 yıl geçti, babamın çocukken bize anlattığı yaşanmış bir hikayeyi yıllar sonra yakın bir zamanda Pazarkapı'dan komşumuz olan Trabzon'un sanat güneşi Salim Önder ağabeyimizden de dinleyince çok duygulanmıştım.

Devamı olan bu uzun hikayeyi merak edip dinlemek isteyenler, Salim Önder ağabeyden onun ağzından canlı dinleyebilirler.
Üç kuşak Pazarkapılıyız. 

O zamanları iyi bilenlerden biri olan şehrin canlı hafızalarından biri olan Tayfun Sezeroğlu ağabeyimizin ağzından, Rahmetli dedem Sülükçüoğlu Celal Kandaz'ın ve Rahmetli babam Temel Kandaz'ın da güreş sporunda başarılarını, merak ederseniz Pazarkapı'daki hatıralarını bire bir dinleyebilirsiniz.

Kalın sağlıcakla...