Ekonomik olarak yeraltı ve yerüstü kaynaklarını makro ekonomi anlamında ortaya koyarak bir gelişme projeksiyonu oluşturmak imkan dahilindedir.İlimiz bu çerçevede incelendiğinde 4464 km kare alandaki durumun mevcudiyeti ortaya konulmuş olur.Ekonomik gelişmeler açısından durum tetkik edildiğinde  üretilecek ürünler (Tarım,Ormancılık'Balıkçılık,Maden çıkarma ve.) önem taşımakta olup bu husus iktisadi coğrafyanın bizlere sunduğu doğal varlıklardır.İlimizde bu kaynaklar hazır halde beklerken sektörel ve Sanayi anlamında gelişmelerden uzak kalmak ilimiz yönünden çok üzücü olmaktadır.Yine yeraltı kaynağı olarak MADEN çıkarma ise tamamen trabzonun elinden alınarak özellikle Çaykara ilçesi(Sıcaktaş yaylası,Demirkapı,Arpaözü ve Yente yaylası) yeraltı kaynakları(Demir,Bakır ve Altın) yabancılara kiralanmış ne Çaykara yerel ve nede Trabzon geneli bu duruma ses çıkarmamıştır.

Bu alanlardaki cevher rezervleri açıklanmamış ancak yabancılar kiraladığı göre rezervlerin önemli olduğu anlaşılmaktadır Durum böyle oluncada yeraltı iktissatından bahsetmek pek fazla anlam taşımamaktadır.Bir diğer husus tüm alanlarda yürütülen ekonomik faaliyetlerden elde edilen ve insanların kullanacağı mamul maddeler artık yok denecek düzeye gerilemiştir(Demir Cevheri,Metal eşya yapımı'Orman ürünleri ve tomruklardan mobilya imalatı ve Fındıktan değişik türevleri de ürünler üretmek ve.).Derin tarihi misyona sahip trabzonda insana hizmet faaliyetleride (Bilgi Toplama,Yayma,Bilgilendirme ve Bilgi bankası oluşturma,İstihdam gibi) bile gereken seviyenin çok altında kalmıştır.Tüm bunların yanında iktisadi coğrafyanın alt dalları(Sanayi,TARIM,Turizm,Ulaşım Enerji kaynakları vb.) olmasına karşın ilgili kurum ve kuruluşlar sanki bu sektörler trabzon için gereksizdir gibi üzerinde ciddi bir şekilde durulmamaktadır.Halbu ki bu kaynaklar ekonomi istihdam enerji eğitim erişim ulaşım kaliteli yaşam gibi daha bir çoğunu sayabileceğimiz doğal kaynakların.

Sadece yatırım yaparak elde edilmeleri mümkün olduğu halde Trabzon hala yerine gelmeyen getirilmeyen hayal satma işleri ile zaman harcamaktadır.Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımız değerlendirilmezken yeni yeni senaryolar gündeme enjekte edilerek toplumdan gelecek tepkiyi regüle etme formülleri yeni bir fikir ve karlı bir proje gibi reklamlandırılmaktadır. Geçmişte Trabzonu 3T formülü(Tarım Turizm Ticaret) ile kalkındıracaklarını söyleyenler bustrateji toplumsal karşılık bulamayınca yeni bir revizyona giderek 3T FORMÜLÜ bu kez(TarımTurizm ve Teknoloji) şeklinde gündeme getirilmiş bundan da sonuç alamayan zihniyet şimdide yeni bir revize  ile(Tarım Turizm Teknoloji)  ve 2S(Sanat Spor) ikilemi ile bir müddet daha toplumu oyalama ya çalışmaktadırlar.

Proje karlı bir fikir olup söylemde kalmaz ve eyleme dönüşerek tüm bileşenleri içine dahil eder yani önce bir güven marjı oluşturulur ve tüm tartışmaları bu taraflarla yaparak son noktayı koyar.Anlaşılan o ki ilgili kurum ve kuruluşlar yeni bir fikir üretmede sıkıntı çektikleri için geçmişi eşeleyerek olayı yeni bir düşünce gibi topluma sunarak bir yirmi yıl daha Trabzon insanını oylamaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.Bu durumda geçmişin kronikleşmış tezahüründen başka bir şey olmayıp şayet Trabzon için güzel düşünülüyor sa geçmişte yaşanan zaman israfını yeniden yaşamamak için hemen eyleme geçirirse samimi olduklarını göstermiş olurlar aksi yine farklı olmaz.Zira en iyi Bilgi ve en iyi proje kapsayıcı anlamda hayata geçirilip faydalarının topluma gösterilmesinden geçen projedir.Zira dünya ENDÜSTRÜ 4 SIFIRA hazırlanırken biz hala tartışmaya devam edersek işte sonuç işte Trabzon demek zorunda kalırız ve üzgün olan Trabzonu çok daha fazla üzeriz.Onun için gelinen aşamada sorumluluk altında olan herkesin üzerine düşeni yapması ve en azından bu toprakların bize sunduğu hazır kaynakları fizibil olarak başta Trabzon olmak üzere ülke insanımız için kullanmak anlamında üretim seferberliğinin acilen başlatılması gerekmektedir.
ÜRETMEYEN TOPLUMLAR BATMAYA MAHKÜMDUR ONUN İÇİN ŞİMDİ TRABZON İÇİN ÜRETİM ZAMANI