Trabzon'da, özellikle de ilçelerde son dönemde hızla artan scooter ve motosikletlerin ehliyetsiz ve kuralsız kullanımı, vatandaşın güvenliğini tehdit eden ciddi bir kamu güvenliği sorunu haline geldi.

Bilhassa Akçaabat'tan bu konuda çok sayıda şikâyet geliyor.

Nitekim sokaklarımızda yaşananlar, vatandaşın endişesini haklı çıkaracak boyutlara varmış durumda.

Henüz çocuk yaşta sayılabilecek kişilerin ehliyetsiz şekilde scooter ve motosiklet kullanması, hem kendi canlarını hem de trafikteki diğer insanların hayatını tehlikeye atıyor.

Kasksız, koruyucu ekipmansız, tek teker üzerinde ilerlemeye çalışarak ya da araçların arasından zikzak çizerek giden sürücüler, adeta kazaya davetiye çıkarıyor.

Sorun bununla da sınırlı değil.

Bazı motosikletlere takılan abartı egzozlar, özellikle akşam saatlerinde mahallelerde ciddi bir gürültü kirliliğine neden oluyor.

Yaşlısı, hastası, öğrencisi demeden herkes bu gereksiz gürültüden rahatsız olurken, birkaç kişinin keyfi yüzünden toplumun huzuru kaçıyor.

Keza, merkez ilçe Ortahisar'da da tablo farklı değil.

Kırmızı ışık ihlali yapan, kaldırımları kendilerine aitmiş gibi kullanan, yayalara öncelik vermeyen ve aşırı hız yapan motosiklet sürücülerine neredeyse her gün rastlıyoruz.

Altını çizerek belirtelim, kurallara uyan sürücüler elbette var.

Lakin her geçen gün artan kuralsızlık, maalesef tüm motosiklet kullanıcılarının aynı kefeye konulmasına neden oluyor.

Hülasa.

Şehirde daha etkili denetimlere ihtiyaç var.

Ehliyetsiz araç kullanan, kural tanımayan, kasksız trafiğe çıkan ve abartı egzoz kullananlara karşı tavizsiz işlem uygulanmalı.

Ve polis sorumluluk alanında emniyet ekipleri, jandarma sorumluluk alanında ise jandarma ekipleri daha sık ve daha görünür denetimler gerçekleştirmeli.

Aksi halde bugün göz yumulan bu kuralsızlıklar, yarın telafisi mümkün olmayan acılara dönüşecek.

DEVLETTEN ŞAŞMAMALI

Türk insanının vicdanını, merhametini ve paylaşma duygusunu anlatmaya gerek yok.

Bu millet, tanımadığı bir insanın gözyaşını dindirmek için elindekini avucundakini ortaya koyar.

Deprem olur, sel olur, yangın olur; ilk koşan yine bu millet olur.

Lakin aynı millet, iyi niyetini istismar edenlerin de hedefi olmaktan bir türlü kurtulamıyor.

Sülün Osman, Jet Fadıl, Tosuncuk...

Dün isimler başkaydı, bugün başka.

Değişmeyen tek şey ise insanların vicdanını kullanarak güven devşirenler.

Bugün AHBAP ve Haluk Levent hakkında ortaya atılan iddialar yargının önünde.

Elbette son sözü mahkemeler söyleyecek.

Ancak yaşananlar bize bir gerçeği bir kez daha hatırlattı.

Duygular üzerinden oluşturulan güven, denetimin yerini tutmuyor.

Deprem günlerinde "Devlet yok, Ahbap var." Diyenleri dün alkışlayanlar, bugün aynı isimler hakkında ortaya çıkan iddialar karşısında şaşkın.

Halbuki devlet; Kişiler üzerine değil, kurumlar üzerine kurulu.

Bir kişi hata yapabilir, bir dernek yanlış yönetilebilir fakat devlet dediğimiz yapı hukuk, denetim ve hesap verebilirlikle ayakta duruyor.

Kamuda eksikler olur, ihmaller tabiki yaşanır.

Bunları eleştirmek herkesin hakkı…

Ancak kamu kaynakları Sayıştay'dan müfettişlere, yargıdan diğer denetim mekanizmalarına kadar birçok kontrol sisteminden geçiyor.

Dolayısıyla en büyük vurgun ve dolandırıcılıkların önemli bir kısmının kamunun dışında yaşanması da tesadüf değil.

Merhametimizi kaybetmeyelim.

Yardım etmeye de devam edelim.

Lakin vicdanımızı kullanırken aklımızı da yanımıza alalım.

Zira güven sadece iyi niyetle ayakta kalmıyor.

Şeffaflıkla, hesap verebilirlikle ve hukukla ayakta kalıyor.

Ezcümle.

Devlet eleştirilir.

Eksiği söylenir.

Daha iyi olsun diye mücadele edilir.

Ama bilinsin ki günü geldiğinde sığınılacak, hesap sorulacak ve güvenilecek en büyük yapı yine devlettir.

SİZE DE HAYIRLI CUMALAR!

Sıkıntıda ortadan kaybolup, keyfe ortak olmaya gelen çakma dostlar; Size de hayırlı cumalar…

Dostluğu paylaşmak değil, kullanmak zanneden sahte gönüller; Size de hayırlı cumalar…

Gülerken yanına gelip, ağlarken sırtını dönen vefasızlar; Size de hayırlı cumalar…

Selamı menfaate, yakınlığı çıkara bağlayan yüzeysel arkadaşlar; Size de hayırlı cumalar…

Dert dinlemekten kaçıp, dedikodu taşıyan ikiyüzlüler; Size de hayırlı cumalar…

Yanındaymış gibi yapıp, her fırsatta seni arkandan hançerleyen sözde dostlar; Size de hayırlı cumalar…

Seni sadece işine yaradığın sürece hatırlayan hesapçı dostluklar; Size de hayırlı cumalar…

Arayıp sormayı külfet, çıkarı için aramayı görev sayanlar; Size de hayırlı cumalar…

Yokluğunda sessiz kalan, varlığında gürültüye gelen çıkarcılar; Size de hayırlı cumalar…

Seninle büyüyüp, seni küçümseyen nankör dostluklar; Size de hayırlı cumalar…

Samimiyeti bozmayan, darda unutmayan, yanında değilken bile kalbinde taşıyan dostlara sözümüz yok…

Cumanın bereketi onların üzerine olsun!

Yazmak iyi gelir.

Bana;

[email protected]adresinden ulaşabilirsiniz.