Ülkemizde rezilliğin adı program olmuş. Birçok TV kanalı evlilik programı adı altında ne olduğu belli olmayan yayınlar yapıyor. Elbette bu programlar izleyiciler tarafından izleniyor ki bu programlar yapılıyor. Maalesef toplumda bir kültür, bir ahlak yozlaşması almış başını gidiyor. Bu programlarda her gün bir skandal yaşanıyor. Her gün bir değer üzerinden bir toplum, bir kitle yıpratılmaya çalışılıyor. Kutsal olan evlilik müessesiyle alay edilir hale gelinmiş, ahlak kavramının içi boşaltılıyor. Son bir aydır birkaç kanalda başörtülü gelin adaylar üzerinden algı operasyonu yapılıyor. Bu bana bir zamanlar, İslam’ın özünün yaşandığı, nefis terbiyesinin yapıldığı, güzel ahlakın mektebi olan gerçek tarikatlara nasıl organize bir şekilde operasyon yapıldığını hatırlattı. Hepimizin malumu; bir zamanların sahte cemaat liderleri ister istemez insanın aklına geliyor.

O günlerde yaşanan rezillikleri hatırlatıyor. Televizyon kanallarında yayınlanan evlilik programlarının aile yapısı üzerinde çok önemli tahribatlar oluşturduğu apaçık ortadadır. Bilhassa evlilik çağında olan gençlerinde evliliğe bakışını olumsuz etkilediği aşikârdır. Ne kadar acıdır ki bu tür programlar kutsal olan, değerli olan aileyi temsil eden ana unsur evlilik kurumunu popüler kültüre kurban ediyor. Bu tür programlar aile kurumunu derinden sarsan programlardır. Reyting ve eğlendirme kaygısı ile evlilik kurumunun popüler kültüre kurban edildiği programların; gençlerin evlilik kurumuna olan algısını bozduğu, evlenecek eşler arasında evliliğin bir yuva bir aile kurumu olmaktan daha çok “Elektrik aldım, alamadım. Gördüm, beğenmedim” kavramları ile değerlendirilir hala getiriliyor. Bu tür programlar yayından kaldırılmalı ya da ıslah edilmeli. Evlilik programları bilimsel bir kurulun denetiminden geçirilmeli. Baktığımızda bu tür programlara ruhsal bozukluk yaşayan bazı bireyler de katılıyor.

Ayrıca bu programlar toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olmamalı. Evlilik programları ahlak, kültür ve aile yapısı açısından eleştirdiğimiz bir konu. Bu tür yayınlar ve insanlarda oluşturduğu algı nedeniyle günümüzde boşanma olaylarında gözle görülür bir artış yaşanıyor. Evlilik müessesine program gözüyle bakar hale gelenler maalesef ki boşanmayı reklam arası olarak algılıyor. Evliliğin televizyon ekranlarında pazarlanması anlamına gelebilecek bir yöntem ahlaken kabul edilebilir değil. Evet, reyting alıyor, izleniyor ama bir şeyin korunması gerekir. Toplumun bu tür şeylere 'hayır' demesi lazım. Pek çok kişi eleştiriyor ama pek çok kişinin de hoşuna gidiyor, izliyor. Sonuç olarak Çanakkale’yi topla tüfekle geçemeyip, ülkemizi işgal edemeyenler; kültürümüz de olmayan ithal programlarla ahlak yapımızı işgal etmeyi başardılar. 
Mehmet ÖZTÜRK