“Vehim suizanna, suizan tefrikaya ve nifaka, nifak ise fesada yol açar.”

Yani asılsız kuruntular kötü zanları, kötü zanlar ayrılığı ve nifakı, nifak ise toplumsal çürümeyi doğurur.

Bu durum sadece bize özgü değil. Ancak Trabzonspor’da yaşanan hemen her krizin özeti de tam olarak bu cümledir.

Aslına asla vâkıf olamadığımız gelişmelerdeki kuruntularımız, kişiler üzerinde kötü zanlar üretmemize sebep oluyor.

“Kesin, hoca şöyle demiştir…”, “Kesin, fazla para istedi…”, “Zaten bırakmaya yer arıyordu!” gibi gibi…

Kötü zanlarının esiri olanlar, önü alınmaz cüretleriyle insanlar arasına kin, nefret ve düşmanlık tohumları saçtıklarının, yani nifakı büyüttüklerinin farkında değiller.

Bu hastalık en çok sosyal medyada kendini gösterse de popülist olmayı tercih eden bazı profesyoneller de ulusal kanallarda bundan geri kalmıyor.

Siz siz olun, elinizde belge de olsa, mantığınız ne kadar sağlam olursa olsun, bu ortamda fikir beyan etmeyin (!)

Çünkü elinde etiket makinesiyle dolaşanlar, sizi bir anda şucu ya da bucu olarak ilan edebilir.

En güncel gelişme üzerinden örnek verecek olursak:

“Eren Mert, kulübe 80 milyon avro kazandıracak oyuncular buldu.” derseniz Eren Mertçi,

“Fatih Tekke, kariyerinin en kritik zamanında tecrübeli isimlerle değil, ne vereceği belli olmayan genç çocuklarla sezona başladı, oyunculara değer kattı ve başarı elde etti.” derseniz de Tekkeci ilan edilebilirsiniz.

Kimin hangi gruba ait olduğu, ne söylediğinden daha önemli hâle gelmiş durumda.

Bu öfke hâli ve acelecilik, sahiplerinin ferasetini tamamen kör ediyor. Yaşananlara çok yönlü bakabilmelerinin önüne geçiyor. Olayların iç yüzünü kavrayabilmelerini engelliyor.

Oysa bugün alkışladığımız isimler yarın bu kulüpte olmayabilir. Dün eleştirdiğimiz insanlar yarın başarıların mimarı olabilir. Değişmeyen tek şey ise Trabzonspor’dur. Bu yüzden bir Trabzonsporlunun pusulası kişiler değil, kulübün menfaati olmalıdır.

Çıkması muhtemel krizlerin yönetiminde en büyük sorumluluk yönetime düşmektedir.

Olayların iç yüzüne vâkıf olanlar, ayrılıkların oluşmasına müsaade etmeden camiayı yeteri kadar bilgilendirmekle sorumludurlar.

Son zamanlarda sadece sportif anlamda değil, birçok yönden doğru hamlelere imza atan Trabzonspor yönetiminin, işin doğası gereği çıkacak olan diğer krizlerde bu konuya dikkat edeceğini hüsnüzan ediyorum.