Nou Camp statında maç başlamadan önce statın tümünü gören geniş açı kameranın görüntüsüne baktığınızda  muhteşem bir panoroma görürsünüz. Içiniz açılır rahatlarsınız. Seyirciler numaralı koltuklarına oturmuşlar, merdivenler boş, müthiş bir ahenk vardır. Muhteşem bir show başlayacakmış izlenimi alırsınız. Öyle de olur. Barselona ve rakip takım sahaya çıkar seromoni yapılır maç başlar. Barselona büyük küçük takım demeden büyük bir istek ve kazanma arzusuyla oynar. Maç boyunca bütün effectleri duyarsınız, kapılıp gidersiniz maçın heyecanına. Güzel hareketler alkışlanır, kaçan gollerde oooo sesi tek bir ağızdan çıkıyomuş gibi gelir, herşeyi unutursunuz. Futbolun bir parçası olursunuz adeta.
Statta geçirilen yaklaşık iki saat dinlendirir sizi deşarj olursunuz.
Gelelim bizim ülkemize, bizim statlarımıza; Geniş açı kameranın resmine  baktığımızda; sahada yarı sarı yarı yeşilimtrak çimler,  öbek öbek çukurlar, silik çizgiler, çimleri tamamen yokolmuş bölgeler vs vs.
Seyirciler merdivenlere oturmuş, sahte tişörtler, sahte şapkalar, başkasının yerine oturmuş seyirciler, kafese konmuş misafir takım seyircileri vs vs.
Hiçbir ahenk yoktur statta.
Herşey insanı yormaya yöneliktir.
Maç başlayınca küfür de başlar.
Hakeme, rakip futbolcuya atılan bozuk paralar, su şişeleri, maytaplar, çakmaklar yormaya devam eder.
Statta geçirdiğiniz iki saat içinizi karartır.
Zevk alamazsınız, psikolojiniz bozulur.
Yıllardır biriken sorunlar çözülemeye çözülemeye yumak halini almış.
Üstüne üstlük şike dosyaları da mahkemenin kararlarına ragmen arkadan dolanılarak, görmezden duymazdan gelinip, bir taraf rahatlatılmaya çalışılırken diger taraflar barut fıçısı haline getirilmiştir. Şenol hocanın deyişiyle ‘'eskiden dosttuk ve rakiptik, şimdi dostluk bitti, bu iş elli senede düzelmez'' Bütün bunların nedenleri hakkın teslim edilmeyişinden, hukukun üstünlüğünün değil, güçlünün hukukunun galip gelmesinden kaynaklanmaktadır.
Futbolda görünmeyen bir takım güçler (bugün görünüyorlar ve biliniyorlar) entrikalar çeviriyor, iddia oynuyor, şike yaptırıyor , örgüt kuruyor, mafyayla işbirliği yapıyor veya para kazanıyor, ya da itibar kazanıp konumunu muhafaza ediyor. Bütün bunları yaparken futbolcuları kullanıyor.
Futbolcular ülkenin en popular insanları olduğu gibi en çok kazanan insanları da. Bu kadar ayrıcalıklı insanlar kendilerini nasıl kullandırtıyorlar anlamak mümkün değil!
Insana yatırım yapmadan, milyonlarca Euro ödeyerek yapılan transferlerle futbolu ve onun endüstrisini geliştirmek mümkün değildir.
Altyapıdan oyuncular yetiştireceksiniz (Barselona ve Ajax ) gibi, sahalarınız günümüz koşullarına uygun pürüzsüz, çamursuz ve çukursuz olacak.
Seyirciler de adam yerine konulacak. Oturdukları koltuktan tuvaletlere, içtikleri çaya, göz zevkine kadar hertürlü konforları sağlanacak.
Seyirciler de haddini bilecek.Sporun dostluk barış ve kardeşlik olduğunu iyi olanın kazanmasının daha yüksek bir ihtimal olduğunu, taraftarı olduğu takımın iyi olabilmesi için elinden gelen katkıları yapması gerektiğini, yasalar çerçevesinde takımına destek olmanın zaruretini bilecek ve ona göre hareket edecektir.
Aksi halde statlardan kavgalar, küfürler, sahaya atılan meşaleler ve diger yabancı maddeler eksik olmayacaktır.
Bu şartlarda futbola spor demek de, onu izlemek de, ondan zevk almak da zor!
Sevgi ve saygılarımla.