Golleri yağmurla özdeşleştirmek yerine, taraftarı tribünde bıldırcın gibi bırakan yönetime selam çakarak yazımıza başlayalım…

Islanmaya önlem almamak vurdumduymazlık, daha da ötesinde taraftara saygısızlıktır.

Her şeyi taraftardan bekleyen anlayışın taraftara bakış açısıdır bu.

Aynı anlayışın kulüp adına tek bildiği de dikdörtgende gidip gelen toptan ibaret.

Neyse ki taraftar, atılan 4 golü bir özür buketi olarak kabul etti de biz de yazımızın tamamını bu ötekileştirmeye ayırmak zorunda kalmadık.

*

Maçtan beklentim çok fazlaydı. Çünkü Mustafa Akçay’dan beklentim çok fazla.

Kısa sayılabilecek bir hazırlık döneminin ardından oynanan ilk maç da beklentilerimin bir kısmını karşıladı diyebilirim.

Akçay’ın, Derry karşısına geçtiğimiz sezonki kadroyu sürmesi, mevcut kadronun büyük bölümünü oluşturan bu futbolcuların özgüvenlerinin geri kazanılması adına bir mesaj niteliği taşır. Kadrodaki kimse formaya uzak değil, hiçbirinin de forması garanti değil.

Bu akşamki ciddiyetsizliği, konsantrasyon eksikliği ve formsuzluğuyla Onur’un bile değil.

Mustafa Akçay felsefesi

Takımın geçtiğimiz yıllara oranla daha çok koşması önemli.

Fakat, Mustafa Akçay, tüm takımın baskı yapmasını, kazanılan topun da en kısa sürede hücuma taşınmasını isteyen bir teknik adam. Oyuncular, oyunun belli bölümlerinde bu anlayışı uygulamaya çalışsalar da bunda muvaffak olamadılar.

Normal.

İnsan, yeni aldığı cep telefonuna dahi aylar sonra alışabiliyor, futbolcuların da bambaşka bir oyun anlayışını tam anlamıyla özümsemeleri ve uygulamaları için zaman gerekli. Önemli olan, bu geçiş sürecini en az hasarla atlatmak.

Futbolcuların isteği tatmin ediciydi. Takımdaki tüm oyuncuların savunma yapma çabası, yeni anlayış, doğru antrenman ve format atılan beyin olarak da resmedilebilir.

* 

‘Derry takım değil’ demek, maval okumaktır

Mesela Aykut… Futbolu yeniden öğreniyor. Mevkisine ihanet eden Zokora ile kıyaslamam bile.

Olcan ilk kez antrenman yapmıyor ama ilk kez doğru antrenman yapıyor, güçlenmiş.

Henrique de mantalitesini değiştirip özgüvenini geri kazandığında çok faydalı olacak.

Mayısta sövülen Volkan’ın Temmuzda alkışlanması, bu futbolcuya ivme kazandırabilir.

Serkan’ın, 6 yıldır darülaceze koridoru yaptığı sağ tarafa, Zeki yavaş yavaş ısınıyor. Bana göre ondan iyi orta atan sağ bek Türkiye’de yok.

Giray ile halini gördükten sonra, Aykut ile Caner’e ‘ısının’ talimatı çoktan gelmiştir bile.

Onur döküldü… Hâlâ İzmir’den dönemedi sanırım.

Colman, devre arasında gitmesi gereken/gidecek ilk yabancıdır.

Celustka aşamasız asker.

Emre Güral umutsuz vaka. Van Persie diye yutturulmaya çalışılan bir Bushaj o.

Yine de tüm bu bireysel çerçevede henüz oluşamayan takımın artıları daha fazlaydı.

Atılan 4 gol, rövanş ve lig öncesi takımın istahını daha da artırdı.

‘Derry berbat bir takım’ mavalını geçiniz; oynanan süt kupası değil. Geçmişte oynanan bu tür maçlarda, karnende çokça kırık varken, dünkü karşılaşmadan memnun olmak lüks değil, gereksinimdir.

*

Kadroya vebalı muamelesi yaptık ama…

Kabul edelim ki; geçtiğimiz sezon topyekün vebalı muamelesi yaptığımız bu kadro, çok değil 2 ay içerisinde fena bir görüntü sergilemedi. Aynı beyin aynı ayaklara hükmederse aynı sonuç alınır ancak farklı beyin hükmederse var olan potansiyel açığa çıkar.

Bu takımda önce anlayış değişti, beyinler değişmeye başladı, kısa zaman sonra da değişen beyinler ayaklara hükmedecek.

Bu tabloya yeni transferleri de yerleştirirsek…

Umutlanın, pişman olmazsınız.