Trabzonspor’da işler uzun zamandır yolunda gidiyor. Saha içerisinde işi bitiremeyen bildiğimiz güruh bu sefer her anlamda daha tecrübeli olan Trabzonspor’u saha dışı algılarıyla vurma, yerme, iştah kırma derdinde.

Kimisi TV’lerde şampiyon ilan ediyor, kimisi farklı cümlelere evriliyor kimisi de dolu dolu 24 maçı yok sayma derdinde! Böyle bir mantık olabilir mi, Trabzonspor 1 seneyi aşkındır mağlup olmuyor, ortaya da gerçek bir futbol aklı koyuyor. Ama günün sonunda kendini bilmezler “Trabzonspor öyle hakemle, böyle hakemle kazandı, Trabzonspor destekli” gibi komik ifadelerle tüm emekleri harcama derdindeler.

Bu kişi veya kişilerin niyetlerini çok iyi biliyoruz ve test edildi. Trabzonspor eskisinden daha olgun ve daha güçlü, bu söylemler vız gelip tırıs gidecek ve gidiyor da!

Trabzonspor saha içinde kalmaya devam edecek.

ORGANİZASYON EKSİKLİĞİ VE KULÜBE BİR NOT

Trabzonspor’da dün taraftarlar tek kelimeyle muhteşemdi.

Saha dışında yaşanan Passolig rezaleti her ne kadar gölge düşürse de 90 dakika boyunca susmayan, takımı gerektiğinde kaldıran ve organize şekilde hareket eden taraftarlar Pazartesi günü olmasına rağmen stadın %85’ini doldurmuştu.

Herkesin emeğine sağlık, güzel bir birliktelik yakalandı.

Tribünlerin tamamı açık, artık yoğunluk yaşanacak, bir şekilde bu sistemin daha farklı yollar düşünülerek çözüme kavuşması gerekiyor.

1 saatten fazla taraftarlar dışarıda bekledi. Alternatif bir plan olsaydı ne gerilim, ne de sorun olurdu.

Ancak şöyle bir gerçekte var.

Trabzonspor’un bir mottosu olmalı ki zaten var!

Oraya binbir emekle gelen taraftarı bekletmek hoş değil.

Bunu Trabzonspor profesyonellerinin düşünmesi gerekiyor.

Maç sonunda taraftarlar dakikalarca oyuncuların geri dönmesini bekledi.

Takımın mottosu nettir!

Kazandıysan taraftarın istediğini yapacaksın.

Ya kolbastı ya da selamlama…

Burada net bir şekilde anlaşma olması gerekiyor.

Bu arada anonscu kardeşimizin gayretini de görmedik değil.

Bu maçta dolu tribünlere karşı oldukça iyiydi.

Seyircinin havaya girmesinde önemli roller oynadı.

KAPTANLIK MESELESİ

Önce kaptanlığın tanımını anlatalım;

Kaptan; Genellikle takımın en fazla forma giyen oyuncusundan, daha tecrübeli oyuncularından ya da takım üzerinde sözü geçen oyunculardan birisi takım kaptanı olarak seçilir. Takım kaptanı saha içinde diğer oyunculardan ayırt edilebilmek için koluna pazu bandı takar.

Ya en tecrübeli olacak, ya da sözü geçen.

Evet, Trabzonspor’da dün kaptan olarak sahaya Abdülkadir Ömür çıktı. Yerlilerin kaptanı Abdülkadir Ömür’dür. Sakatlanıp 2 seneyi boş geçirmeseydi kıdem olarak da Uğurcan’dan fazla senesi olduğu için 1. Kaptan olacaktı. Yabancı oyuncularda kaptan ise en tecrübeli olduğu için Nwakaeme’dir.

Sistemde ne yazıyorsa o oldu.

En fazla maçı olan kişi kaptanlığın tanımında yazdığı gibi en fazla forma giyen oyuncudan seçildi.

Bu işin büyütülecek bir yanı da yok.

Soyunma odasına takım yetkilisi gelir ve bu maça kaptan olarak sen çıkıyorsun deyip geçer.

KUR FARKI CAN SIKIYOR

Ülkemizin maalesef bir döviz gerçeği var. Trabzonspor a takımının büyük bir bölümü dövizle maaş alıyor. Bu da ufak tefek sıkıntılar yaratmıyor değil. Dolar ve Euro’nun bir yaprak gibi savruluşu Trabzonspor’u da etkiledi. Ekonomik anlamda iyi gitmeyen çalışan Trabzonspor maaşları uzun bir süre sonra kur dalgalanmasını bekleyip geç ödemek durumunda kaldı. Yakın bir dönemde Ağaoğlu bu konuyla ilgili geniş bir bilgilendirme yapacak.