Herkes bir şey söylüyor. Kardeşlikten, barıştan, demokrasiden, insan haklarından söz ediyor. Nasıl kardeşlik, nasıl insan hakkı, nasıl demokrasiyse! Her gün askerlerimiz, polislerimiz şehit oluyor. Yoksa insan öldürmenin adı mı değişti? İnsan öldürmenin adı katillik, kalleşlik, canilik ve alçaklıktır. Ülkenin Cumhurbaşkanına ve hükümetine kızarak vatanına karşı terörün yanında yer alan; terör ağzıyla konuşan alçaktır, şerefsizdir, haindir. İnsan öldürmekle ne demokrasi gelir; ne insan hakları gelişir ne de barış sağlanır. Her şeyden önce şunun altını çizmek gerekir. Türkiye’de ne bir azınlık sorunu vardır, ne de Kürt sorunu.

Her zaman söylediğim gibi ABD, İsrail, Almanya, İngiltere, İran gibi ülkelerin ülkemizde sorun çıkarma amaçları; terör örgütünü kullanarak ülkeyi bölmek, parçalamak hayalleri vardır. Daha doğrusu ülkenin bir coğrafyasında yerli işbirlikçilerle dış güçlerin ortaklaşa yürüttüğü; bir iç savaş çıkarma senaryosu sergilenmek istendi. Bu oyunlar bitmeli, bitirilmeli. Bu konuda ne gerekiyorsa yapılmalı. Her gün onlarca askerin ve polisin şehit edilmesiyle demokrasi gelmez. Bu ülkede ne zaman güzel şeyler oluyorsa sivilleşme, demokratikleşme adına adımlar atılıyorsa veya geçmişin getirdiği bazı olumsuzluklardan kurtulmaya niyet ediliyorsa sistemli olarak saldırılar artıyor. Burada önemli olan nokta şu: PKK terör örgütüne vurunca sesin yankısı nerelerden geliyor, buna bakmak lazım. “Ateşkes” söylemleri, “yeniden barış görüşmeleri” gibi sözler kimlerden hangi ülkelerden geliyor.

Bu da gösteriyor ki ülkemiz üzerinde uluslararası bir oyun oynanıyor. Olaya bu yönden bakılmalı. Hiç kimse şunu söyleyemez; “Bölge insanına devlet baskı yapıyor.”  Bu bölgede yaşayanlar ülkenin diğer coğrafyasında yaşayanlardan daha özgürdürler daha imtiyazlıdırlar. Bunun aksini kimse iddia edemez. Dolayısıyla burada siyaset yaptığını iddia eden malum siyasetçiler; bölgecilik, Kürkçülük, bölücülük, hainlik siyaseti yapmayacak. Eğer gerçekten demokratik sınırlar içinde kalmak istiyorlarsa daha doğrusu istedikleri demokrasiyse ve bölge insanına faydalı olmaksa biran önce terör örgütüyle aralarına mesafe koymalılar. Bahsettiğim bu kirli ittifaktan kendilerini ayrıştırmaları gerekiyor. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve halkı artık olayın ne olduğunu çok iyi gördü. Ve ben inanıyorum ki önümüzdeki günlerde olay tamamen Kürt sorunundan ayrıştırılacak. Bu yerleşik düzeni yok etmek için çok sert önlemler alınacaktır. Devlet bu konuyla ilgili ne gerekiyorsa yapacaktır. Ve yapmak zorundadır. Bu saatten sonra barış söylemleri, açılım sözleri gaflet olur Müslüman aynı yerden yüz sefer ısırılmaz. Eğer terör örgütü ve uzantıları buna savaş diyorsa aynı dilden cevap verilmeli. Savaşın kurallarında demokrasi yoktur.