Tamamen belgelere dayalı olarak kaleme alınmış bu yazı okunduğu zaman sözde soykırımı savunan ermenilerin tamamen haksız olduğu anlaşılacaktır. İstanbul Ticaret Odası yılar önce Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni’nin 1923 parti konferansına sunduğu raporu Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca olarak neşrederek çok hayırlı bir hizmette bulunmuştur. Daha sonra bu rapor Arif Acaloğlu tarafından orijinalinden tekrar çevrilerek 2008 yılında bastırılmıştır. Bu kitap 1915 Ermeni Meselesine ilişkin tüm gerçekleri, dönemin önemli bir şahidinin kaleminden gözler önüne seren tarihî bir belgedir.

İlk ermeni başbakanının bu tarihî raporu Ermenistan’da yasaklanmıştır. Yayınların Avrupa’daki kütüphanelerde Taşnaklar tarafından toplatıldığı da biliniyor. Kitabın çeşitli dillerden yayımlanan basımları, Avrupa kütüphanelerinden toplatılmıştır. Kitabın kataloglarda adı var, ancak raflarda bulunmuyor.

Ermenistanın İlk başbakanı Kaçaznuni, raporuna başlarken özellikle belirtiyor. Bu değerlendirmelere ağır bir düşünce süreci sonunda varmıştır. Ulaştığı sonuçlar, yüzeyselliğin ve iradesizliğin ürünü değildir ve birçoklarını kızdıracağını bilmektedir. Ermenistanın İlk başbakanı Kaçaznuni, Taşnaksutyun Konferansına katılan delegelerden, önyargılardan sıyrılarak, kendisini sabırla dinlemelerini rica ederek şu tespitlerde bulunuyor:

-1. Dünya Savaşı öncesinde gönüllü silahlı birliklerin oluşturulması hataydı.

-Kayıtsız şartsız Rusya’ya bağlanmışlardı.

-Tehcir(zorunlu göç) kararı amacına uygundu.

-Türkiye savunma içgüdüsüyle hareket etmişti.

-1918 sonlarındaki İngiliz işgali, Taşnakların umutlarını yeniden kabartmıştı.

-Ermenistan’da Taşnak diktatörlüğü kurmuşlardı.

-Denizden denize Ermenistan projesi gibi emperyalist bir talebe kapılmışlar, bu yönde kışkırtılmışlardı.

-Müslüman nüfusu katletmişlerdi.

-Ermeni terör eylemleri Batı kamuoyunu kazanmaya yönelikti.

-Taşnak yönetimi dışında suçlu aranmamalıydı.

Bütün bu tespitler, Ermenistan’ın ilk başbakanı, Taşnaksutyun Partisi’nin kurucusu Kaçaznuni’ye aittir.”

Evet, görüldüğü üzere Ermenistanın ilk başbakanı bile tehcirin doğru olduğunu ve gerekli olduğunu ve suçun Ermenilerde olduğunu açıkça ifade ediyor.

Sözde soykırıma bağlı olarak tazminat ve toprak talebi hülyası Ermenistan için ilk değil muhtemelen son da olmayacak. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır hesabı kendilerinin önce Osmanlıdaki başta Kürt halkını katletmek olmak üzere yaptıkları zulümleri ardından ülkemize tertip edilen suikastlar daha sonra Karabağda yaptıkları zalimlikleri bu saldırılar ile örtbas etme derdindeler zaten bu sebeple ortak bir ekip kurulup tarihi belgelerin incelenmesine yanaşmıyorlar. Her yıl nisan ayında Amerika başta olmak üzere kuduruyorlar: Ancak güneş balçıkla sıvanmaz. Tarihi belgelere bakıldığında sadık millet diye anılan Ermenilerin yaptığı zulümler sonucu tehcir kararının alındığı ve uygulandığı açıktır.

Ayrıca şunu da belirtmek lazımdır ki; Sözde ermeni soykırımını savunduğunu söyleyen bir Kürt görünce onun Kürt olduğundan şüphe duyuyorum çünkü ermeniler ilk olarak özellikle Ağrı ve Van olmak üzere pek çok doğu illerimizde Kürt kardeşlerimizi katlettiler inanılmaz zulümler ve sadistliker sergilediler. Zaten tehcir olayı ondan sonra karara bağlandı açıkçası o dönemde bazı Kürt köylerinin bazı ermeni eşkıyalar tarafından tamamen katledildiği ve yerlerine Ermenilerin yerleştirilerek Kürt kimliğine büründüğüne dair araştırmalar mevcuttur. (Soy ağacının E-devlette yüklenmesinin bir sebebinin de bu olduğu söylenmektedir.) İşte Türklerle Kürtlerin arasını açmak isteyen Kürt gibi görünen ama aslında ermeni olan bu kişiler on yıllarca kimliklerini gizlemişlerdir. Normalde belgelerle sabit olan bir gerçeği yani Kürtleri katleden ermenileri bilen bir Kürdün yada Türkün sözde ermeni soykırımını savunması mümkün değildir. Tabii anadan yada atadan aslında ermeni olup Kürt yada Türk kimliği altına gizlenmiş ise normal kabul edilebilir. Bir kişi yüzyıllardır kendisine ait olduğunu söylediği arazide oturup da dedesinin mezarını gösteremiyorsa şüphelenmek gayet normal değil mi?

Ortak paydada bütünleşip büyüme sevdamızı baltalamaya çalışmak için hergün Türk – Kürt vb. ayrımlar ile bizi bize düşürmeye çalışan hangi uyruktan olduğunu iddia ederse etsin araştırıldığında muhtemelen yukarda belirttiğimiz soy ağacına sahip bir sahtekar olduğu anlaşılacaktır.