Nöbet geçiren çocuklara umut olacak açıklama

Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Dai, oruç tutan epilepsi (sara) hastası çocukların epileptik ataklarında düzelme olduğunu ve kontrol altına alabildiğini açıkladı. Dr. Dai, epilepsi hastası çocukların oruç tutarak hastalıkla mücadele edebileceğini ve sıhhat bulabileceklerini söyledi.

Nöbet geçiren çocuklara umut olacak açıklama

Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Dai, oruç tutan epilepsi (sara) hastası çocukların epileptik ataklarında düzelme olduğunu ve kontrol altına alabildiğini açıkladı. Dr. Dai, epilepsi hastası çocukların oruç tutarak hastalıkla mücadele edebileceğini ve sıhhat bulabileceklerini söyledi.

Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Dai, oruç ibadetinin bir faydasını daha açıkladı. Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Dai, özelikle ‘Oruç tut sıhhat bul’ hadisini de hatırlatarak, epilepsi, yani sara hastalarının oruç tutmaları halinde aç kalarak, serumda keton miktarlarının yükseldiğini ve bu yüksek keton düzeyinin serumda artması ile de epileptik atakların düzelmesine yada kontrol altına alınmasına neden olduğunu vurguladı. Dr. Dai, bu durumun ilk kez 2.Dünya Savaşı sırasında aç kalan mülteci epileptik hastalar üzerinde yapılan araştırmalarda gözlendiğini ve daha sonra John Hopkins Hastanesi tarafından ketojenik diyet olarak uygulanmaya başlandığını ve tüm dünyaya yayıldığını aktardı.

“ORUÇ, EPİLEPSİ HASTALARININ KETON DÜZEYİNİ ARTTIRIYOR”

Oruç tutmanın özellikle epilepsi hastası çocuklarda kriz nöbetlerine engel olduğunu açıklayan Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Dai, “Ramazan ayı geldiğinde aileler, epilepsi yani sara hastası çocuklarının oruç tutmasına izin vermiyorlar. Aslında bu yanlış bir düşüncedir. Çünkü epilepsi hastası çocuklar aç kaldığı zaman serumda keton miktarı yükselerek, serum yüksek keton düzeyi çocuklarda epileptik atakların düzelmesine yada kontrol altına alınmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla epilepsi hastalarının oruç tutması tedavilerine olumlu etki sağlayacaktır. Zira bilimsel olarak serumdaki artan keton düzeyi yükselerek epileptik odaklar üzerine baskılayıp, nöbetlerin kontrol altına alınmasına etken olmaktadır” dedi.

“EPİLEPSİ HASTALARI ORUÇ TUTARAK ATAKLARI KONTROL ALTINA ALABİLİR”

Normal zamanlarda epilepsi hastalara ketojenik diyetler önerdiklerini ve oruç tutmanın bunla eş değer olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alper Dai, “Biz özellikle çocuklara ketojenik diyet öneriyoruz. Bunu önerirken de amacımız yine serumdaki keton miktarının yükselmesini sağlamaktır. Bu yüzden ben, fakültedeki hastalarıma, yakınlarına, anne ve babalarına ’eğer çocuğunuz epilepsi hastası ise lütfen oruç tutmasına izin verin’ diyorum. Çünkü bu bilimsel olarak da ispat edilmiş bir durum olmasına rağmen, toplumda bu konu yaygın bir şekilde yanlış kabul görmektedir. Özellikle toplumda sara hastası olan çocukların oruç tutturulmaması ve tutmaları halinde zararlı olacağı gibi yanlış bir görüş var. Hastalarımın hepsine detaylı bir şekilde anlatmaya çalışıyor ve bunu öneriyorum. Özellikle epilepsi hastalarının 8-10 yaşından itibaren oruç tutmaları, epileptik atakları kontrol altına alacaktır. Toplumu daha bilinçli ve bilgili hale getirmek için bu mesajı vermek istedim” ifadelerini kullandı.

“İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA SAPTANMIŞ”

Orucun sağlık açısından pek çok faydası olduğunu ve bunun tarihte de farklı şekilde aç kalan insanlar üzerinde görülen durumlar sonrası kanıtlandığını da aktaran Prof. Dr. Dai, “Çoğu insan aç kalınca vücudun zarar göreceğini düşünüyor ama bu tam tersi bir durum. ‘Oruç tutun sıhhat bulun’ hadisi gerçekten çok doğru ve bu epilepsi hastaları için de geçerli bir doğrudur. İnsan aç kalınca vücuttaki yağların enerji olarak kullanılması sonucu epileptik ataklar düzelmeye başlıyor. Bu durum da ilk kez ikinci dünya savaşındaki mülteci kamplarında bulunan epilepsi hastalarında gözlemlenmiş. Savaş sırasında Alman mülteci kamplarındaki mülteci insanlar, yemek olmadığı için son derece aç ve zayıf kalmış. Bu mültecilerin arasındaki özellikle sara hastası olan insanların hiç nöbet geçirmediğine dair bir gözlem tespit edilmiş. Sonrasında bunlar araştırıldığında bu insanların aç kaldığı zaman serumdaki keton miktarının arttığı ve buna bağlı olarak epileptik sara nöbetlerinin azalmış olduğu tespit edilmiş. Savaş sonrasında da bu konu üzerine çok sayıda bilimsel ve detaylı olarak da teyit edilmiş ve özelikle Amerika’da John Hopkins Üniversitesi’nde ketojenik diyet tedavisine başlanmış. Bu süreçten sonra da ketojenik diyet bütün dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı” şeklinde konuştu.

“EPİLEPTİK SORUNLARI OLAN ÇOCUKLAR ORUÇ TUTMALI”

Epilepsi hastası çocukların oruç tutmalarını ailelere de önerdiklerini söyleyen Dai, “Epilepsi hastası çocuklarının tedavisi için gelen aileler çocukları çok istemesine rağmen oruç tutturmadıklarını söylüyor. Orucun epilepsi hastası çocuklara daha fazla zarar vereceğini söylüyorlar. Bu yanlış toplumsal bir düşüncedir. Bilimsel olarak 8 yada 10 yaşından itibaren tüm epileptik sorunları olan çocukların oruç tutmalarını tavsiye ediyoruz. Zaten bunlar oruç tutarak nöbetlerinin azaldığını kendileri de görmüş olacaktır” dedi.

“İLAÇLAR İFTAR VE SAHURDA ALINABİLİR”

Oruç tutan epilepsi hastalarının ilaçlarını iftar ve sahur arasında alabileceklerine de değinen Dr. Dai, “Aileler oruç tutulması halinde ilaçları nasıl kullanacaklarını da sıklıkla soruyorlar. Aileler ilaçları sabah akşam yerine iftar vaktinde ve sahurda vererek yine aynı şekilde tedavi düzenlerini koruyabilirler. O yüzden lütfen epileptik büyük çocukların oruç tutmalarına engel olmayalım” diye konuştu.

(Said Vakkas Yağcı/İHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.