"Evde kal" günlerinde ortamdaki gerginliği azaltmak için mizaha başvurulması önerisi

Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hikmet Yazıcı: - "Mizah kişiler arası gerginliği ve durgunluğu azaltmada iyileştirici etkiye sahip bir hayat iksiri vazifesi görür. Mizahın amacı gülmeyi sağlamaktır ve bu yolla olayların yarattığı olumsuz etkinin gücünü azaltmaktır" - "Fıkralar ya da mizah unsuru olan anılar paylaşılabilir. Türk kültüründe, Nasreddin Hoca, Bektaşi ve Temel fıkraları önemli birer mizah kaynağıdır. Bunlardan yararlanma olanağı bulunabilir"

banner1844

TRABZON (AA) - DUYGU AVUNDUK- Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hikmet Yazıcı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına bağlı "evde kal" döneminde aile arasında iletişimden kaynaklanan sıkıntılara dikkati çekerek, mizahın stresi ve gerilimi azaltacağını belirtti.

Yazıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadelede, evde kalmanın büyük önem arz ettiğini söyledi.

"Evde kal" döneminde de aile bireylerinin daha fazla vakit geçirdiğini dile getiren Yazıcı, bu durumun avantajları olduğu kadar dezavantajlarının da bulunduğunu ifade etti.

Yazıcı, aile bireylerinin bu durumdan olumsuz etkilenmemesi için dikkat edilmesi gerektiğine değinerek, bu konuda da aile bireylerinin birbirlerini iyi dinlemesi gerektiğini vurguladı.

Aile bireyleri arasındaki iletişimin önemli olduğunu belirten Yazıcı, şöyle devam etti:

"O nedenle aile üyelerini ya da eşimizi dinlerken, görünürde ve yüzeysel olarak dinlememeliyiz. Sözlerinden sadece bazılarını seçerek tepki vermemeli, savunucu bir tutum içinde bulunmamalıyız. Onlara söylediklerinden yola çıkarak tuzak kurmamalıyız. Onları yüz yüze, uygun bir göz teması kurarak ve aktif şekilde dinlemeliyiz. Bu yolla söylediklerini anladığımızı gösterip uygun tepkiler ortaya koymalıyız.Yargılamadan ya da söylediklerini çözümlemeye tabi tutmadan empatik bir anlayışla, yani düşüncelerini anlama ve duygularını hissedebilme becerisini kullanarak dinlemeliyiz. Bu alışkanlık haline gelirse iletişim kazaları ortadan kalkar ve birlikte zaman geçirmenin olumlu etkileri yaşama yansır."

- "Sürtüşme ve çatışmaların ortaya çıkması gözümüzü korkutmamalı"

Prof. Dr. Yazıcı, bir arada bulunma süresi arttıkça aile ortamındakine benzer yakın ilişkilerde sürtüşme ve çatışma yaşama sıklığının da artığını ifade ederek, "Sürtüşme ve çatışmaların ortaya çıkması gözümüzü korkutmamalı. Aile ilişkilerinde yaşanan bu tür çatışmaları yok saymak, kızgınlık veya kırgınlık duygularını ortadan kaldırmaz. Bunlar uygun şekilde ifade edilmezse yabancılaşmaya ve daha sonra da ciddi psikolojik sorunlara yol açar." diye konuştu.

"İki yolumuz var. Çatışmaları ya yıkıcı ya da yapıcı tutumlarla çözmeye çalışmak." diyen Yazıcı, şunları kaydetti:

"Eşimizle veya diğer aile fertleriyle yaşadığımız bir sürtüşme veya çatışma varsa, konuyu konuşmaktan kaçınmamalı, hasır altı etmemeliyiz. Sürtüşme konusunu değiştirmek, karşıdakini eleştirmek, durumu şakaya boğmak, karşıdakini yemek, bakım gibi bazı şeylerden yoksun bırakmak, ona imalarda bulunmak veya tedirginlik yaratmak yıkıcı tutumlardır. Bunlar ilişkiyi onarmaz aksine bozar. "

Yazıcı, yapıcı tutumlara da dikkati çekerek, "Buna karşı karşılıklı güven ve iyi niyete bağlı tartışmada bireyler eşit bir ilişki içinde sorunlarını çözmeye çalışır. Bunun için sorun hakkında önceden düşünmek, tartışma zamanını saptamak ve sorunu uygun bir dille yani 'ben' dilini kullanarak ifade etmek çok önemlidir. Örneğin, 'Sadece senin istediğin programları izlememiz hoşuma gitmiyor.' gibi. Anlaşılıp anlaşılmadığını denetlemek ve isteğinin ne olduğunu açıkça ortaya koymak yapıcı tartışmanın gerçekleştiği anlamına gelir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Mizah sosyal etkileşimi artırır"

Prof. Dr. Yazıcı, sağlıkla ilgili kaygılar ve sosyal yaşamdan izole olma halinin, gerginlik yaratarak ruh sağlığını da olumsuz yönde etkileyebileceğini belirterek, "Mizah kişiler arası gerginliği ve durgunluğu azaltmada iyileştirici etkiye sahip bir hayat iksiri vazifesi görür. Mizahın amacı gülmeyi sağlamaktır ve bu yolla olayların yarattığı olumsuz etkinin gücünü azaltmaktır. Mizahın yarattığı neşelilik hali daha olumlu düşüncelerin ortaya çıkmasına eşlik eder. Mizah sosyal etkileşimi artırır ve insan bu yolla diğer kişilerle daha doyumlu ilişkiler kurar." dedi.

Mizahın aynı zamanda stresi ve gerilimi azalttığını da vurgulayan Yazıcı, "Eğlenme doğuştan sahip olduğumuz bir ihtiyaçtır ve mizahın bunu karşılama özelliği vardır. Mizah abartılı düşüncelerimizle mücadele etmede başvurulabilecek önemli bir yoldur. Bu nedenle evdeki ilişkilerimizde spontane olarak ortaya çıkan bir söz veya davranış gülme gazının ortama hakim olmasına yol açabilir. Fıkralar ya da mizah unsuru olan anılar paylaşılabilir. Türk kültüründe, Nasreddin Hoca, Bektaşi ve Temel fıkraları önemli birer mizah kaynağıdır. Bunlardan yararlanma olanağı bulunabilir." sözlerine yer verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1778