Uzun zamandan beri ülke gündemini meşgul eden “kentsel dönüşüm” kavramı, sadece büyük şehirleri değil, Trabzonlularında kafasını karıştırıyor. Tüm bunlar yaşanırken, bunun üzerine bir de büyük şehir olma durumu eklenen Trabzon'da vatandaşın kafası iyiden iyiye karıştı. E çıkıp bu işi bizim dilimizden anlatan da yok... Hal böyle olunca o malum hayat felsefesi geliyor ve durum; bana dokunmayan yılan bin yaşasın durumunda öte gidemiyor.

Ben de hem bir inşaat teknikeri hem de bir mimar adayı olarak, sizlere yakın tecrübelerimden faydalanarak bu konuyu tartışmak istedim. Kentsel dönüşüm, şehir planlamacı meslektaşlarımıza göre en anlaşılır haliyle şöyle tanımlanıyor: “kentsel gelişmenin toplumsal ekonomik ve mekânsal olarak yeniden ele alındığı ve kentteki sorunlu alanların sağlıklı ve yaşanabilir hale getirilmesi için yıkıp yeniden yapma, canlandırma, sağlıklaştırma veya yeniden yapılandırma için proje üretilmesi ve uygulama yapılmasıdır.

Aslında bu tanım kentsel dönüşüm kavramını tamamen özetliyor ama biraz daha kesitten bakmak istersek, kentsel dönüşüm için şöyle de diyebiliriz;
kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi, gecekondulaşmanın önüne geçilmesi ve kent insanının refahının sağlanması.

Bu tanımı, şehrimizde halen devam eden Kentsel dönüşüm çalışmalarına uyarladığımızda ise ortaya güncel ve kendini yenileyen bir Trabzon çıkıyor aslında. Kaçak yapılaşma alanlarından; Zağanos, Erdoğdu, Yomra ve kentimizin diğer çarpık kısımlarında başlayan kentsel dönüşüm Trabzonlular için güzel bir milat olacaktır.

Geçtiğimiz günlerde KTÜ AKM'de (Atatürk Kültür Merkezi) Ekümenopolis isimli bir filmin gösterim ve paneline katıldım. Aralarında İTÜ'den konuşmacı olarak gelen Sayın Mücella Yapıcı'nın da olduğu panele Araşt. Görevlisi Selin Oktan, Cihan Uzunçarşılı Baysal'da katıldı. Panel öyle etkiliydi ki, öğrenci ve katılımcılara her şey “tek doğru” üzerinden anlatılıyordu(!) Saatlerce süren paneli sonuna kadar sabırla dinledim ve bir kırılma noktası olur insanlara kendi doğruların empoze etme hatasından dönülür dedim ama her seferinde konuşmacı olarak eline mikrofonu alanlar, kentsel dönüşümü bir afet olarak yansıtmaya çalıştılar öğrencilere.

Hâlbuki kentsel dönüşüm pek çok uygulamada da olduğu gibi, doğru projelendirilip uygulandığında, basit mantıkla birlikte, adı üzerinde, sade bir dönüşüm olayıdır. Yani kötü ve kaçak olan yapıların ya da yaşam alanlarının iyileştirilip kurallı yapılara dönüştürülmesi olayıdır. Trabzon'da ekonomik ömrünü doldurmuş olan yaşam alanlarının, gerekli tüm kentsel ve sosyal donatı hizmetleri getirilerek, olası tüm doğal afet riskleri de bertaraf edilecek şekilde yeniden fenni ve sıhhi standartlara haiz bir şekilde yapılandırılması hepimiz için daha ferah ve daha yaşanılabilir bir hizmet anlayışı demektir.

İnsanların bunu kabullenmeyişinin tek sebebi ise, kentsel dönüşüm sonrasında açıkta kalacak olan insanların yaşanılabilir bir hayat sürememeleri endişesidir. Hükümetin, sosyal düzenlemeler çerçevesinde oluşturulan komisyonlarında bunların tüm detayları görüşülmekte ve düzenlenmektedir, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Aslında yuvaları yıkıldı denilen insanlara (bir kısmını tenzih ederim, haksızlığa uğrayanlar var elbette) yapılan bu davranış, onlara uygulanan bir tür toleranstır.

Sen kalk gecekonduyu dik, haksız kazanç elde et sonrasında vay efendim kentsel dönüşümde evim yıkıldı. Yok öyle bir şey, yok böyle beleş bir dünya. Ben nasıl vergimi ödüyor, yaşadığım çevreye karşı bir duyarlılık hissi oluşturuyorsam, bu sende de olmalı.

Kentlerdeki çarpık yapılaşma ve yarattığı sorunların çağdaş şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olarak yeniden yapılandırılmasını sağlamak üzere kentsel dönüşüm projeleri son dönemlerde Karadeniz'de ve Trabzon'da gündeme gelmiştir. Bu hususta 5393 sayılı Belediye Kanunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5436 sayılı Yıpranan Tarihi Ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması Ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun esasına göre, bugün eski Trabzon Belediyesi'nin binası başta olmak üzere Trabzon'da pek çok tarihi yer düzenlenmekte ve dönüştürülmektedir.

Doğru projelendirilip, doğru uygulanan her türlü dönüşüm projesinin destekçisi olduğumu da ekleyerek bu hafta da yazımı burada burada noktalıyorum. Yeni yılın ilk köşesinde, haftaya görüşmek üzere…